Ana Sayfa | Bir şey mi arıyorsunuz Burdan | Yeni misin? Üye OL | Çıkış
Eylül 2008 içindeki 49 yayından en yeni 34 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster
Eylül 2008 içindeki 49 yayından en yeni 34 tanesi gösteriliyor. Daha eski yayınları göster

29 Eylül 2008 Pazartesi

Bayramınız Mübarek olsun


Günaydın herkese saat suanda yediye yirmi var az sonra abdest alıp camiye gidicem.Kendim kalktım telefonumu kurup.Taze taze bayram mesajı atayım dedim hepinize.Nihayet güzel Ramazan bayramı geldi.Şimdi gidip güzelce hocadan vaaz dinlicem yarım saat kadar ondan sonrada güzel bir bayram namazı ve camide tanıdık tanımadıklarla bayramlaşma faslı 08:30'a kadar her şey biter ve eve geliriz sanırım.

Biz geldiğimizde kahvaltı hazır olur biz derken babam ve ben :).Kardeşlerimle annem kahvaltı hazır bizi beklerler ,bayram sebebiylede kahvaltı sofrsı bereketlidir kesin.Aile bayramlaşması daha sonrasında hep beraber bayram sofrasınaaa.Bir güzel muhabet ederek yaparız kahvaltımızı sonra büyükleri görmeye misafir gezmeleri gelenler gidenler :) Çok seviyorum bayram yasamak.

Bütün islam alemiyle birlikte sevgili okurlarımında bayramını en içten temennilerle kutlarım.İnşallah şu bayramda kimsenin ağzının tadı kaçmadan mutluluk içinde geçer.Ben şimdi gidiyorum yoksa geç kalıcam.

Hepinize iyi bayramlar bol sevgiler saygılar.Bayramınız mübarek olsun

Ronaldinho İnter'i yıktı

Ben Seria A maç larını uzun süredir takip etmiyorum bu süre hemen hemen Zidane'nin italyadan ayrılmasına ve İtalya ligindeki yıldızların yavas yavas baska liglere kaymasıyla başlıyor.Ancak Ronaldinho'nun Milan'a transfer olması Seri A'nın gözümde değerini arttırmıştı.Milan'a saygı duyarım her zaman için.Ronaldinho'yuda oldukca yakıstırmıştım bu kulübe.

Gecen aksam oynanan Milan-inter karsılaşmasında tek golü Ronaldinho attı.Ve Milan maçtan 1-0 galip ayrıldı.Macın geniş özetini seyrettim(sizinlede paylaştım) süper bir karşılaşma olmuş kran krana bir maç desek yanlıs olmaz.Ne goller kacmış maçta, her iki takımda da yıldız oyuncular göz kamaştırıyor.Marinho da ligdeki ilk makubiyetini Milan'dan almış oldu,Marinho'ya Seri A 'ya hoş geldin diyelim.


27 Eylül 2008 Cumartesi

Tüm zamanların en iyi 20 filmi belirlendi


Dünyanın en prestijli sinema dergilerinden Empire'ın, tüm zamanların en iyi 500 filmini belirlemek üzere düzenlediği ankete göre, 1972 yılı Fransis Ford Coppola imzalı 3 Oscarlı “Godfather” (Baba) tüm zamanların en iyi filmi seçildi. Ben bu filmin tamamını henüz izlemedim biraz gec kaldım sanırım 26 yıl kadar.Biraz daha küçükken tv de verirlerdi ancak gec saatte başladığı için izleyemezdim.

Empire'in internet sitesine göre, 10 bin Empire okurunun sinema dünyasının ünlüleri ve eleştirmenleriyle birlikte katıldığı anketin sonuçları, Fransis Ford Coppola ve Steven Spielberg'in ikişer filmini ilk ona yerleştirdi. 

Derginin anketinde ilk 20'ye giren filmler şöyle:

1. “Godfather” (Baba) 
2. “Raiders of the Lost Ark” (Kayıp Hazine Avcıları) 
3. “Star Wars-The Empire Strikes Back” (Yıldız Savaşları-İmparator) 
4. “Shawshank Redemption” (Esaretin Bedeli) 
5. “Jaws” 
6. “Goodfellas” (Sıkı Dostlar) 
7. “Apocalypse Now” (Kıyamet) 
8. “Singin' in the Rain” (Yağmur Altında) 
9. “Pulp Fiction” (Ucuz Roman) 
10.”Fight Club” (Dövüş Kulübü) 
11.”Raging Bull” (Kızgın Boğa) 
12.”The Apartment” (Garsoniyer) 
13.”Chinatown” (Çin Mahallesi) 
14.”Once Upon A Time In The West” (Bir Zamanlar Batıda) 
15.”Dark Knight” (Kara Şövalye) 
16.”2001: A Space Odyssey” (2001: Bir Uzay Macerası) 
17.”Taxi Driver” (Taksi Şoförü) 
18.”Casablanca” 
19.”The Godfather II” (Baba 2) 
20.”Blade Runner” (Bıçak Sırtı)

Ben bu listeyi görünce sasırdım doğrusu Yüzüklerin efendisi gelmişti hemen aklıma :).Bizim zamanımızın filimlerinden oldugu için.Bana sorsalardı en beğendiğin filimler hangisiydi diye.

1)Yeşil yol
2)Recep ivedik
3)Yüzüklerin Efendisi
4)Kelebek Etkisi
5)300 Ispartalı :)

Aklıma ilk gelenler olarak sıralanıyo.Sizde sevdiğiniz ilk 5 filmi yazın bir sonuca varalım en beğenilen film kategorisinde.

Bir türlü 3 kapak 1 bardak yapamadım :(


Ramazan ayında Coca Cola'nın kampanyasını illaki duymussunuzdur. 3 sarı kapak getiren herkeze 1 tane renkli bardak veriyorlardı.Ben o renkli bardakları çok seviyorum.Coca Colayıda çok seviyorum o bardakta Coca Cola içmeyi daha da cok seviyorum.Bu hevesle gidip neredeyse her gün Coca Cola aldım 2.5 Lt lik.Nerdeyse hepsinden 1 Lt bedava cıktı yaa.Tam 7 kere üst üste çıktı hemde :) bu ne şans yaaa.Biz çıkmasın artık çıkmasın diye ailecek kapağı çevirirken merakla bekliyoruz  bi bakıyoruz yine 1 Lt çıkmış.Kos koca Ramazan ayı boyunca  sadece 3 kapak biriktirip 1 bardak ala bildim.Bu benim sansımmıydı sanssızlığımmı orasına siz karar verin.

Nişanlıma söyledim durumu aaa dur dedi bizde iki tane kapak var sarı kapak ben veririm sana dedi.İçine baktınmı hiç o sarı kapakların dedim hayır dedi bakmamış bir baktı ondanda hemde ikisindende 1 Lt bedava çıktı yine.Tabi yattı hemen kapakların üstüne :)  durum böle işte Ramazan ayında istediğim gibi bardak bir türlü biriktiremedim.

26 Eylül 2008 Cuma

Süper Benzerlikler:)

Bu resimler bana mail olarak geldi.Ben çok beğendim ve paylaşmak istedim.Umarım sizde beğenirsiniz.Benim favorim Murat Soydan:)


Kenan Işık-Şirin baba

Murat Soydan-Heidi'nin dedesi

Metin Akpınar-Yaser Arafat

Yalçın-Bulut-Rovert De Niro

Tarık Mengüç-Abel Xavyer

Serdar Ortaç-Jet Lee

Özkan Uğur-Peter Stormare

Yaşar Nuri Öztürk-Penguen

Necati Ateş-Steven Seagal

Roberto Carlos-Mını Me

Lugano-Jude Law

Kenan Pars-Kallı

İbrahim Toraman-Brucle Lee

Harun Kolçak-Weırdal Yankovıc

Hakan Bilgin-Ray Romano

Erdem Uygan-Jack Nıcholson

Bülent Polat-Naveen Andrews

Arda Kural-Leonardo Dı Caprıo

22 Eylül 2008 Pazartesi

Gerçek Fotoğrafların Legoları

Bu legoları yapan arkadasın ellerine sağlık,adamlar nasıl böyle şeyleri düşünüpte hayata geçiriyolar nasıl imreniyorum bilemessiniz.Wolkanca'da gördüm ilk defa bu legoları , Mike Stimpson adlı bir İngiliz yapmış.Legoların asıl kaynağına ise buradan ulaşabilirsiniz.İki üç günlük bekleyişin ardından dayanamayarak bende Bloguma koymaya karar verdim bu logoları.Gerçek yasamımızda çoğunu bildiğimiz ünlü fotoğrafların benzerlerini yapmışlar.Çokta başarılı olmuşlar doğrusu resimlere bakarken şaşıracaksınız.





21 Eylül 2008 Pazar

Attabot Yayın Hayatına Başladı



İki Türk tarafından hazırlanan ve Googleye rakip olarak lanse edilen "attabot.com" nihayet yayına başladı.Şuanda beta olarak hizmet veren servis Web 2.0 nin olanaklarınıda sonuna kadar kullanıyor.Bu sersiv arama motoru, e-posta hesabı, çevrimiçi Türk Dil Kurumu sözlüğü ve Redhouse sözlük gibi hizmetleri tek adreste toplayarak kullanıcıyla büyük kolaylık sağlıyor.Kullanıcıların aradıkları kelimelere göre birbirlerine ulaşmasını sağlayan ortak arama, kullanıcılarının aramalarının sonuçlarının kaydedilebilmesini sağlayan “AttaRez” ve çeşitli kaynaklardan topladığı güncel haberleri görüntüleyen haber bölümü gibi kendine özgü işlevlerle de dikkat çekiyor. Birazda sanki sosyal plartform üzerine oturtulmaya çalışılan bir site bana göre ben bu tür sitelerden pek haz etmiyorum ancak kendi fikirlerimi sona saklamayı yeğeliyorum.

Portalın kurucularından Seyfi Erol bu projenin ortaya çıkışını şöyle anlatıyor.“İnternette bilgilere ulaşmak çok önemli. Bununla birlikte Web 2.0’ın getirdiği etkileşim, insanların internetten daha fazla yararlanmasını sağladı. Attabot fikri de buradan ortaya çıktı. İnsanların günlük hayatlarında kullanabilecekleri bir platformun yanına birçok internet aracının da eklenmesiyle büyük bir portal projesine dönüştü. Şu anda şirketimizde on kişi çalışıyor ve tasarım, kod yazma, test süreçlerini kendimiz gerçekleştiriyoruz. İnternetin olanaklarını kullanarak Amerika ve İstanbul’da ortaklaşa çalışıyoruz.” 

Attabot’ta kullanıcıların ücretsiz hesap açtıklarında, kendilerini internette temsil edecek kelimeleri belirlediğini ifade eden Erol, “Hava, toprak ve su başlıkları altında sosyal yaşamınızın, sevdiğiniz şeyler ve mesleki yaşamınızla ilgili size sunulan kelimeleri seçiyor ve Attabot ekibinin deyimiyle internetteki dünyanızı, yani sanal kişiliğinizi oluşturuyorsunuz. Attabot kullandıkça aradığınız kelimeler de havuza eklendiğinde dünyanız da gelişiyor. Sizinle aynı beğenileri taşıyan veya aynı mesleki ilgileri olan insanlar da bu kelimeleri arıyorsa onlarla buluşmuş oluyorsunuz” dedi

Şu anda Beta sürümüyle sadece Türkçe yayın yapan Attabot.com’un Eylül 2008 sonunda küresel sürümünün yayına girmesi planlanıyor. Bu sürümde temel özellikler aynı kalacak, ancak birkaç dilde sözlük gibi uyarlamalar olacak

Sitenin biraz yavas açılması sanırım ilk günlerini yasamasının bir sorunu.Bunun dısında googleye rakip olarak gösterilmesi tanıtım ve pazarlama açısından bir strateji diye düşünüyorum.Çünkü site google alt yapısıyla arama yapıyor.Bazılarımız bu konuya takılıp kalıyoruz .Türk girişimcilerin  böyle bir proje ortaya çıkarmaları oldukca güzel.En azından bir baslangıç bu desteklenmesi lazım.Eksiklikler zaman içinde giderilir.Yapılan aramalarla birlikte sanal bir kişiliğide oluşuyor insanların.Bunun yanında sunduğu bir çok eklentiside var.Tasarımıda oldukca hoş ve sempatik.Artık biraz değişmek gerekiyor.Bazı şeyler denemek lazım, sonuç olarak hatalarını ve eksiklerini hızla kapatacağını umuyorum Attabot.com'un ve desteklenmesi gereken br proje olarak düşünüyorum.







Bit-Memesi Lazım

19 Eylül 2008 Cuma

Britney Spears'ın Gerçek Sesi


İnternette dolaşırken Britney Spears'ın gerçek sesini dinleye bildiğimiz bir videoya rastladık.Bir anda kardeşlerimle  büyük bir şaşkınlık  içinde gerceklerle yüz yüze kaldık .Videonun daha sonrasını gülme seyansları eşliğinde izledik.Söylerlerdide bu kadarda olduguna inanmazdım. Ünlülerin sesinde bilgisayar teknolojisi kullanılır. Buda dinlediğimiz parçanın içinde az çok fark edilirdi.Bu videoyu izledikten sonra Britney'in sesinde oldukca fazla oynama oldugu hemen fark ediliyor.

Biz öyle sanıyoruzki konser sırasında playback yapılıyordu.Britney'de kulak mikrofonundan şarkının ritmini kaçırmamak için müziğe eşlik ediyordu.Dinleyiciler Britney'in gerçek sesini duymasada bu ses kayıt olmaktaydı.Bu videodaki ses kaydıda tam olarak anlatmaya çalıştığım esnada çekilmiş olmalı.Bu video bizim çok hoşumuza gitti tekrar tekrar izledik.Bakalım sizlerin yorumları ne olucak :)



Sakız Çiğneyerek Okul Bitirdi



Hey Allahım ya!Nerden gelir böyle şeyler bu yabancıların aklına?Bizim eğitim sistemimizde bir bitirme sınavı yok.Zaten okulu bitireceğimiz sene hiç birimiz doğru dürüst okula da gitmeyiz.Hep konusulur ya  "Avrupa'daki Amerika'daki eğitim sistemi çocuklara yaratıcılık,araştırmacılık yeteneği kazandırır" diye...

Şimdi daha net anlaşılıyor bu söylemlerin haklılığı.Gerçi buna benzer bir çok olay var ancak;şuanda gündemde olan haber bu haber.İngiliz öğrenci Ally Rosenberg , bitirme sınavı için hazırladığı eserle öğretmenlerini şaşkına çevirmeyi başarmış.Sadece öğretmenlerlede kalmamış baksanıza taa Türkiye'ler de Azohba'nın sitesinde bile yerini almış bu haber.

Ally Rosenberg böyle bir sanat eseri oluşturmaya karar verdikten sonra yaklasık 1000 tane çiklet satın almış.Bunların çoğunuda anlaştığı arkadaşlarına çiğnettirmiş.Kendisinin tam olarak kac tane çiğnedi bilmiyorum fakat bu kadar çikleti çiğnemekten dolayı çenesine kramp girmiş olmalı.Sonuç olarak çiğnenmiş cikletlerle ortaya bu heykeli çıkarmayı başarmış.

Kullandığı malzeme açısından bir ilke imza atan Ally Rosenberg , ortaya çıkan sanat eseriylede öğretmenlerinden tam puan almayı başarmış.

16 Eylül 2008 Salı

Nihat Hatipoğlu Bölüm Başına Ne Kadar Alıyor ?

Ramazan Ayı nedeniyle ekranlarda dini içerikli programlar boy gösteriyor. Dini konulara açıklık getiren ilahiyatçılar da bu programların değişmez isimleri.Ben bunların içinde en çok Nihat Hatipoğlunu beğeniyorum.Gözlerim doluyo onu dinlerken öyle bir dalıp gidiyorum ki anlattığı hadislere,kendiside ne kadar güzel anlatıyo geçe geçe yaşar gibi sanki.İşte bu Hocalarımızın Tv kanallarında ne kadar kazandığını araştırmışlar.

Nedense böyle insanlardan para kazanmamalarını bekleriz çok para kazandıklarında'da bunu suçmuş gibi karşılarız.Okan Bayülgen bölüm başına 50 bin ytl'den fazla para alırken; ama adamın hakkı abi baksana güldürüyo milleti seklinde konusmalar gecebiliyor.Fakat bu hocalarımız para kazandıklarında; ulan bide hocasın napcan okadar parayı, tabi para varya o yüzden cıkıyorlar bunlar tarzında negatif söylemler doğmakta.

Nihat Hocanın kazandığı para benim çok da hoşuma gitti. Allah insallah daha fazlasını nasip eder kendisine.O insanları ne güldürüyo nede ağlatıyo.İçimize iman ışıgı tutuyo  bence herseyden önemliside bu ,zaten adam gibi yasayamazken dinimizi böyle tatlı dilli amcalara ihdiyacımız var diye düşünüyorum.

Ve gelelim Hocamızın ne kadar kazandığına Nihat Hatipoğlu yaptığı programdan ötürü haftalık 20 bin ytl alıyormuş.Sahur programları içinse ramazan ayı boyunca 500 bin ytl'ye anlaşmış.Nerden duydunuz dersenizde bu araştırmayı Superpoligon yapmış.Zekeriya Beyaz Hocanın ise kazancı 10 bin YTL imiş.

KUMDAN BAKIN NE YAPTILAR?


Küçük çocukların sahillerde yaptığı kumdan kaleler günümüzde müthiş bir sanata dönüştü.

Kum heykel sanatı kullanılan malzemeler sebebiyle kısa ömürlü sanatlar arasında yer alıyor. Kum heykel sanatı geçmişi eski Mısırlılara kadar dayanıyor. O dönemde piramitlerin inşasından önce kumdan modellerinin yapıldığı biliniyor. Yalnızca nehir kumu ve suyla özel teknik kullanılarak yapılan kum heykelciliği sanatçıların bu konudaki becerileri ile birleşerek özgün bir sanat olarak günümüzde de devam ediyor.

Dünyanın bu en kısa ömürlü sanatı için pek çok şehirde festivaller düzenleniyor.Bu festivallere katılan heykeltraşlar ortaya öyle eserler çıkarıyorlar ki şaşırmamak elde değil.

15 Eylül 2008 Pazartesi

Kız ve erkek en rezil sarhoş görüntüleri

Japonlar Uzun yasamada rekor kırdı

Japonlar uzun yaşamın sırrını bulmuş gibiler. Sadece uzun yaşamakla kalmıyorlar, sağlık sorunları da giderek azalıyor. Ülkenin bir bölgesinde ise kalp krizi nedir pek bilinmiyor. Kanser vakalarına da pek rastlanmıyor. 

Uzun yaşayanlar ülkesi Japonya'da şimdi de 70 yaşın üzerindekilerin sayısı, ilk kez rekor düzeye ulaşarak 20 milyonu aştı. İçişleri ve İletişim Bakanlığı'nın verilerine göre, 20 milyon 170 bin olan 70 yaşın üzerindekilerin sayısı, toplam nüfusun yüzde 15.8'ini oluşturuyor. Bu oran önceki yıl yüzde 15.3 olarak saptanmıştı. 

Dünyanın ikinci büyük ekonomisi olarak nitelenen Japonya'da, 65 yaşın üzerindekilerin sayısı da rekor kırdı ve 28 milyon 190 bine ulaşarak toplam nüfusun yüzde 22.1'ini oluşturdu. 

Sağlık ve Refah Bakanlığı da geçen hafta, ülkede 100 yaşını aşanların sayısının son 6 yılda ikiye katlandığını ve 36 bine yaklaştığını açıklamıştı. BM verilerine göre, Japonya'da yüz yaşını gören nüfusun sayısının 2050'ye kadar 1 milyonu bulması bekleniyor.

Uzayda yaşayabilen tek canlı

Bilim adamları uzay boşluğunda dondurucu soğuk ve öldürücü ultraviyole ışınları nedeniyle hiçbir canlının yaşayamayacağını ileri sürüyordu.

Ancak bir kurtçuk bilimadamlarını şaşırttı. Ayı kurtçuğu adlı bir canlı uzay boşluğunda 10 gün boyunca yaşamayı başardı. Kurtçuklar 10 gün sonunda tekrar dünya ortamına taşındığında, yaşamaya ve yeniden üremeye devam ettiler. 

Current Biology adlı bilim dergisinde yer alan habere göre 1 milimetre büyüklüğünde olan kurtçukların uzay boşluğunda yaşamayı başarması bilimadamlarını şaşkına çevirdi. Uzmanlar kurtçukların bunu nasıl başardığını bulmaya çalışıyor ancak olay gizemini koruyor. Bu kurtçuklar dünyada nemli bölgelerde ve denizde üreyebiliyor. Kurtçukların başka bir türü de karada yaşamayı başardı.

Anelka'dan, Raul'a ağır suçlama!

Anelka, Real Madrid'de geçirdiği bir sezonu anlatırken, Raul'un kendisine adeta savaş açtığını söyledi.

"Real Madrid’e ilk transfer olduğum günlerdi, soyunma odasında beni kimse karşılamadı, hiç kimse ‘hoş geldin’ bile demedi, benim için oturacak yer de yoktu, herkesin oturmasını bekledim, böylece boşta kalan yere ben oturacaktım, o sırada yanıma Samuel Eto’o geldi, o zamanlar Real Madrid’de genç bir futbolcuydu. Eto’o bana ‘dikkat et bazı futbolcular başkanın yanına çıkıp, Anelka’yı niye aldınız, bu takımda Morientes var diye şikayete gittiler’ dedi. Bunu yapanlar Hierro ve Raul’du. Bu olayı duyunca bir çok şey başlamadan bitmişti, Real Madrid’de sadece bir yıl kaldım zaten daha fazla kalamazdım eğer kalsaydım çok ciddi sorunlar çıkardı."

Dilenciden servet çıktı !!!


Ankara'da zabıtanın dilencilere yönelik operasyonları sırasında 85 yaşındaki bir kadının üzerinden 13 bin 150 YTL para, 7 burma bilezik, 17 cumhuriyet altını çıktı. Yaşlı kadın paraların sergilenmesi için alınması üzerine gözyaşı döktü.
Ramazan ayının gelmesiyle Ankara Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin dilencilere yönelik operasyonlarında yakalanan 85 yaşındaki Ayşe Elmas'ın üzerinden çıkan para ve altınlar görenleri hayrete düşürdü. Zabıta ekiplerinin Tunalı Hilmi Caddesi üzerinde yakaladığı yaşlı kadın, oğlunun yanına gittiğini dilenmediğini söyledi. Yaşlı kadın paralarının sergilenmek için zabıtalar tarafından istenmesi üzerine ağlayarak, 'Paralarımı almayın, paralarım' diyerek ağladı.
Ankara Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanı Mehmet Ercan, yakaladıkları dilenci Elmas'ı çok uzun yıllardır tanığını söyledi. Vatandaşlara çeşitli uyarılarda da bulunan Ercan, "Vatandaşlarımız dilencilere sakın para vermesin. Elleri kırık, hasta numarası yaparak vatandaşı kandırıyorlar. Bunlar organize çalışıyor. Yollarda gelin arabalarının önünü kesiyorlar. Yurt dışından dahi gelenler var. İran, Romanya ve Makedonyadan gelenleri de yakaladık." diye konuştu.

Ercan, yakalanan 85 yaşındaki kadının üzerinden 13 bin 150 YTL nakit para, 7 burma bilezik, 17 cumhuriyet altını, 1 ata lira ve 1 çeyrek altın çıktığını açıkladı. Ercan, Elmas'ın üzerinden çıkan paraları tutanakla adli mercilere teslim edeceklerini söyledi.

Dilenci Elmas üzerinde taşıdığı paraları elbisesinin içine sakladığı için paraları çıkarmak amacıyla bayan zabıta görevlileri çağrıldı. Paraları çıkartılan Elmas, dilenmediğini, oğlunun yanına gitmek için yolda yürürken zabıtaların kendisini dilenci sanarak aldığını söyledi.

CİHAN

Sagopa Kajmer'e Oy Verin (2008 MTV AVRUPA MÜZİK ÖDÜLLERİ)


2008 Mtv Avrupa Müzik Ödülleri'nde Türkiyeyi temsil edicek sanatcı için buradan oy verebilirsiniz.6 Kasımda Liverpool'da düzüenlenecek gecede Türkiyeyi temsil edicek sanatcıyı vericeğimiz oylarla belirlicez.Ben hemen siteye girdim ve Sagopa Kajmer için oyumu kullandım.Aday olan diğer sanatcılarımız Hande Yener,Hadise,Emre Aydın ve Hayko Cepkin.Bizim belirliyeceğimiz sanatcı o aksam avrupanın en iyi sanatcısı olabilmek için diğer ülkelerden gelen sanatcılarla yarışacak.Ben başlıkta Sagopa Kajmer'e oy verin dedim ancak siz istediğiniz sanatcıya oy vermekte özgürsünüz bu konuda beni takmaya bilirsiniz izin veriyorum :).

Bunun dısında kulağıma gelen haberlere göre oylamada Sagopa açık ara öndeymiş , hemen arkasında da Hande Yener geliyormus.Anlaşılan bu iki sanatcı kıran kırana bir çekişme yasıyacak ancak Sagopanın kazanacağından adım gibi eminim.Zaten ona yakısır.

14 Eylül 2008 Pazar

Trabzon'da golsüz gece: 0-0

Turkcell Süper Lig'de sezonun ilk büyük buluşmasında kazanan olmadı.

2008-2009 sezonun ilk 2 maçını kazanan takımlardan Beşiktaş ve Trabzonspor, 3. haftada Trabzon'da karşı karşıya geldi. Kalitenin vasatı aşmadığı maçta her iki takım da gol yollarında etkili olamayınca 0-0'lık beraberliğe razı olundu ve lidde 3. hafta itibariyle puan kaybı yaşamayan takım kalmadı.

Hüseyin Avni Aker Stadı'ndaki maçın ilk yarısı beklentilerin altında kaldı. Orta alan mücadelesi şeklinde geçen karşılaşmada her iki takım da hücumda etkili olamadı. Bu devrede Trabzonpor Gökhan Ünal'ın ayağından bir pozisyon yakalarken, Beşiktaş da Tello'nun ortasında Bobo'nun boş kaleye dokunamaması nedeniyle bir golden oldu.

İkinci yarıya topun hakimiyetini eline geçirerek başlayan Trabzonspor, 51'de Serkan'la tehlike yarattı. İki takım teknik direktörü de oyuncu değişiklikleriyle oyuna müdahale ederken, buna karşın savunmaları aşma girişimleri sonuç vermedi ve maç başladığı gibi sona erdi.

Sezonun ilk 2 maçlarını kazanan iki ekip bu sonuçla ilk puan kayıplarını yaşarken, puanlarını 7'ye yükelttiler.

Kaynak:NTVSPOR

Bilge yalnızlığa alıştı


Kelebek'in haberine göre; uzun yıllar Tarkan'la birlikte olan Bilge Öztürk, önceki gece kadın arkadaşlarıyla birlikte Reina'daydı. Sabahın ilk ışıklarına kadar masalara çıkıp doyasıya eğlenen Öztürk, yalnızlığa alışmış gibi.

Eski İçişleri Bakanı'nın oğlu fuhuş lideri!


Bulgar polisi, Karadeniz sahilindeki en önemli turistik şehirlerden biri olan Varna'da düzenlediği operasyonla büyük bir fuhuş çetesini çökertti.

İnsan ticareti yapan ve genç kızları fuhuş yapmaya zorlayan çetenin liderinin ise Bulgaristan'ın eski içişleri bakanlarından ve anayasa mahkemesi başkanlığı da yapmış olan Hristo Danov'un oğlu Veselin Danov olduğu belirtildi.

Varna belediyesinde meclis üyesi olduğu da bildirilen Veselin Danov, savcılık tarafından fuhuş amacıyla insan ticareti yaptığı gerekçesiyle tutuklandı. Danov'un liderliğini yaptığı çetenin, Varna bölgesinde genç kızları özellikle yabancı turistlerle fuhuş yapmaya zorladığı kaydedildi.
Veselin Danov'un babası Hristo Danov, Dimitar Popov'un koalisyon hükümetinde 1990-1991 yıllarında içişleri bakanlığı görevinde bulunmuştu. Hristo Danov, 2000 yılında ise anayasa mahkemesi başkanlığına getirilmiş, 2003 yılında da hayatını kaybetmişti.

AA

Özgür 4. oldu!

Çin'in başkenti Pekin'de devam eden 2008 Paralimpik Olimpiyatları'nda, okçuluk dalında yarışan Türk sporcu Özgür Özen, olimpik yay branşında dördüncü oldu.

Özgür Özen, yarı final karşılaşmasında Çinli Cheng Changjie'ye 112-98 yenildi. Bu karşılaşmadan sonra Tayvanlı Tseng Lung-Hui ile bronz madalya mücadelesi yapan Türk sporcu, üçüncülük maçını da şanssız bir şekilde kaybetti.

Özen ve Tayvanlı rakibi arasındaki mücadele 92-92 berabere sonuçlandı. Bunun üzerine yapılan tek atışta Özen, 6 puan alırken, Tayvanlı sporcu 9 puanlık atış yaparak bronz madalyanın sahibi oldu.

Paralimpik Oyunları'nda yarın Türk sporcuların karşılaşması bulunmuyor.

A.A.

12 Eylül 2008 Cuma

Angelina Yorgun Düştü !!

Yeni doğan ikizleri Knox Leon ve Vivienne Marcheline yüzünden yorgun düşen Jolie, "En çok uykusuzluk zor gelmeye başladı. Bebeklerimden birisi uyandığında, öbürü de onun ağladığını duyarak uyanıyor. Gece yarıları onları emzirmekten yorgun düştüm" diye konuştu.

Camide uyuyanların arasında namaz

Mardin'ın Kızıltepe İlçesi'nde 40 dereceyi aşan sıcaklar ve ramazan ayı nedeniyle serinlemek ve namaz kıldıktan sonra dinlenmek isteyenler tarihi camilere tercih ediyor.

Kızıltepe'deki Yenişehir Camii'ne namaz kılmak çin gelenler ibadet yerinde halılar üzerine uzanarak uyuyanları görünce şaşkınlıklarını gizleyemiyor. Camiye girenler uyuyanlar arasında namazlarını kılmak zorunda kalıyor. 

Aşırı sıcaklar nedeniyle serin olan camiyi tercih ettiklerini belirten bu kişiler ibadetimizi yerine getirdikten sonra iftar saatini uyuyarak beklemeye tercih ettiklerini anlattı.

Bakire kızlar açık artırmada!


Yazar ve radyo programcısı Howard Stern sınırları sorlayan bir radyo programına daha imza atıyor...

Amerika'nın en ünlü radyo programlarından biri olan Stern'ün şovu evlere şenlik bir açıkartırma başlatıyor. 

22 yaşında Natalie Dylan takma adını kullanan bir 'genç kız'ın bekareti Howard Stern'ün radyo programında satılığa çıkartılacak. Haklı sebebleri olduğunu söyleyen geç kız üniversite masraflarını çıkarmak istediğini söyledi. 

Bunu radyo programına malzeme yapan Stern, genç kızla birlikte olmak isteyenleri açık arttırmada yarıştıracak. Yarışmayaı kazanan 'bildiğimiz' bayağı bir randevu evinde kızla birlikte olcak. Nevada'daki bir randevu evi patronu tarafından Stern'e takdim edilen 'Natalie'nin bu konuda söyledikleri ise şöyle 'insanların benim bu davranışımı kınadıklarını biliyorum ancak buna mecburum'. 
Şu anda Sacremento üniversitesi'nden lisans diploması bulunan Natalie, masterını 'evlilik ve aile terapisi' üzerine yapmak istiyor.

Liberal demokrasi dedikleri ya da demokrasi sınır tanımıyor dedikleri zihniyet herhalde bu olsa gerek.

Bakalım yarışmayı kim kazanacak?
(Vatan)

Toyota'dan Eylül fırsatları

Toyota sahiplerine özel servis ve aksesuar kampanyası.

Axess ve Wings’ten Toyota sahiplerine özel kampanya. 10 Eylül - 11 Ekim 2008 tarihleri arasında Toyota Plaza’larda yapılacak tüm aksesuar ve servis harcamalarında Axess ve Wings kredi kartı sahiplerine vade farksız 6 taksit ödeme imkanı sunuluyor.
 
Toyota sahipleri, 300 YTL ve üzeri harcamalarda uygulanacak olan vade farksız 6 taksit avantajıyla, araçlarını istedikleri aksesuarlarla farklılaştırıp, kişiselleştirebilirler.
 
Toyota’dan kaçırılmayacak Eylül fırsatları devam ediyor



2009 model Toyota Yaris 25.950 YTL’den, Toyota Auris 35.400 YTL’den; Toyota Corolla 35.350 YTL, Toyota RAV4 67.650 YTL’den; Toyota Hilux 34.450 YTL’den başlayan fiyatlar ile satışa sunuluyor.

Toyota Corolla, Toyota Auris ve Toyota Yaris modellerinin dizel versiyonlarında Eylül ayı boyunca ilave fırsatlar sunuluyor.

Pick-up segmentinde, dayanıklılığı ve güvenilirliği ile tercih edilen Toyota Hilux,34.450 YTL’den başlayan fiyatlarla sunuluyor.

MultiMode’a özel indirim Eylül ayında devam ediyor

Toyota Corolla dizel ve Toyota Yaris’in tüm model seçeneklerinde sadece 1.000 YTL fiyat farkı ile düz vites(MT) yerine Mutimode şanzıman(MM) tercih etme fırsatı sunuluyor.

Toyota Yaris 1.3 Terra’larda aksesuar paketi hediyesi

Toyota Yaris 1.3 Terra modeli satın alanlara 15” Aluminyum alaşımlı orjinal jant, arka tampon tasarım, basamak kaplaması ve özel vites topuzundan oluşan aksesuar paketi hediye ediliyor.

Kampanya ve modeller hakkında daha detaylı bilgi için Toyota Plazalar veya www.toyotasa.com.tr adresli web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Audi'den ÇÖL KAPLANI

Audi, dünyanın en güçlü SUV'unu 2008 sonunda satışa sunuyor.

Audi Q7 V12 TDI, İlk kez 2007 Detroit Otomobil Fuarı’nda konsept olarak sergilenen aracın üretim versiyonu 2008 Cenevre Otomobil Fuarı’nda sergilenmişti.

Aracın 6 litre hacmindeki V12 motoru 500 beygir gücünde ve 1750-3250 devir aralığında 1000 Nm tork üretiyor. Karma kullanımda ortalama 11.3 litre yakıt sarfiyatına sahip Q7 V12 TDI’nın 0-100 km/s hızlanması 5.5 saniye, maksimum hızı ise 250 km/s ile sınırlandırılmış. 

Çift turbo beslemeli motorun her iki turbosu da, yüksek denilebilecek 2.7 bar basınç üretiyor ve motorun sıkıştırma oranı 16.0:1. 

6 litrelik motorun devasa torku ile sağlıklı şekilde çalışabilmesi için 6 vitesli tiptronic şanzıman yeniden tasarlanmış. 
Quattro sistem, gücün %40’ını ön tekerleklere verirken %60’ını arka tekerleklere iletiyor. Sistem gücü gerektiğinde en iyi tutunmaya sahip aksa yönlendirebiliyor.

Öncelikle alüminyum parçalar kullanılarak geliştirilen süspansiyon sistemi önde ve arkada çift salıncaklı. Elektronik olarak kontrol edilebilen havalı süspansiyon sistemi duruma göre alçalıp yükselebiliyor.

Görsel olarak aracın ön farları, tampon ve panjuru diğer modellerden farklı. Standart 20 inç olan jantlar isteğe göre 21 inç olarak de seçilebiliyor.

Aracın fiyatı henüz açıklanmadı. (NTV)

KPDS için son günler


KPDS'ye başvurular 19 Eylül'de bitiyor...

Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı (KPDS), Kasım dönemi için başvurular, 19 Eylül'de sona erecek.

Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezinden (ÖSYM) yapılan yazılı açıklamaya göre, sınav 2 Kasım 2008 tarihinde, Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Eskişehir,İstanbul, İzmir, Konya, Malatya, Samsun, Sivas, Trabzon ve Van illeri ile Lefkoşa'da yapılacak.

Sınava, yabancı dil tazminatından yararlanmak isteyen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu, 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu, 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu'na göre çalışanlarla kadro karşılığı sözleşmeli personel ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/c maddesine tabi sözleşmeli personel katılabilecek. Ayrıca, personelinin yabancı dil bilgisi seviyesini tespit etmek isteyen diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar da bu sınava katılabilecek.
Yurt Dışında Görevlendirilecek Memurların Seçim Esaslarına Dair Yönetmelik gereğince, kamu kurum ve kuruluşlarınca yurt dışı teşkilatında sürekli göreve atanacak memurlarla diğer görevlilerin de bu sınava girmesi gerekiyor.

Kamu kurum ve kuruluşlarında mütercim ve tercüman ya da bilgi işlem çözümleyicisi ve programcısı olarak görev yapanlar ile bu görevler için başvuruda bulunan, ayrıca, herhangi bir kurumda çalışmamakla birlikte yabancı dil bilgisi seviyesini tespit ettirmek isteyen fakülte veya yüksekokul mezunları ile üniversitelerce kendilerinden KPDS puanı istenen öğrenciler de bu sınava girebilecekler.

Araştırma görevlisi seçme ve atama işlemlerinde, yabancı dil yeterlik sınavı yerine KPDS sonuçlarının kullanılması olanağı bulunduğundan lisans programlarının son sınıfında veya son sınıftan bir önceki sınıfta okuyan öğrenciler de KPDS'ye katılabilecek.

Sınav, Almanca, Arapça, Bulgarca, Çince, Danimarkaca (Danish Dili), Ermenice, Farsça, Fransızca, Gürcüce, Hollandaca (Dutch dili), İngilizce, İspanyolca, İtalyanca, Japonca, Korece, Lehçe, Macarca, Portekizce, Rumence, Rusça, Sırpça, Ukraynaca ve Yunanca dillerinde yapılacak.

Başvuru evrakı, 19 eylül cuma gününe kadar üniversite rektörlüklerinden ve ÖSYM Sınav Merkezi yöneticiliklerinden 2 YTL karşılığında alınabilecek. Başvuru merkezleri, “http://www.osym.gov.tr” internet adresinden öğrenilebilecek. KPDS'ye başvurular elektronik ortamda alınacak.

10 bin öğrenciye burs verilecek !

Maddi durumu iyi olmayan 10 bin öğrenciye vakıflarca burs verilecek.

Eğitim gönüllüsü binlerce vakıf, her yıl ekonomik durumu iyi olmayan ilk ve ortaöğretim öğrencileri ve üniversiteli gençleri maddi açıdan destekleyerek geleceğe hazırlamaya çalışıyor.

AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, Vakıflar Genel Müdürlüğü, bu yıl
da şehit ve gazi çocukları ile maddi durumu iyi olmayan 10 bin öğrenciye
karşılıksız 50’şer YTL burs verecek.

Şehit/gazi yakını olduğunu ya da maddi durumunun yeterli olmadığını
belgeleyen öğrencilerin bu ayın sonuna kadar, Vakıflar Bölge Müdürlüklerine başvurmaları gerekiyor.

Başvuru sırasında, burs formlarının doldurulması, öğrenci belgesi, 2 adet
vesikalık fotoğraf, başarı belgesi ve vukuatlı nüfus kaydı örneklerinin görevli
memurlara verilmesi gerekiyor.
BURS VEREN VAKIFLAR

Yıllardır verdiği burslarla başarılı birçok öğrencinin meslek sahibi
olmasına katkıda bulunan Türk Eğitim Vakfı, başarılı ve maddi desteğe ihtiyacı olan öğrencileri bu eğitim ve öğretim döneminde de desteklemeye devam ediyor.

Vakıf; teknik ve endüstri meslek lisesi, üniversite, yüksek lisans
(master) ve doktora öğrencilerine burs veriyor. Bursiyerler, kendi öğretim
kurumlarının oluşturduğu, TEV’den de bir temsilcinin katıldığı burs komisyonları aracılığı ile seçiliyor. TEV bu yıl 8 bin öğrenciye burs verecek. Meslek lisesi öğrencilerine 110 YTL, üniversite için 260 YTL, master için 450, doktora için 750 YTL veriliyor. Başvurular, 1-31 Ekim tarihlerinde "www.tev.org.tr" adresinden yapılabilir.

Sema Yazar Vakfı, her yıl üniversite öğrencilerine katkıda bulunmak
amacıyla burs veriyor. Bursun devamlılığı için her yıl başarılı olma koşulu
arayan vakıf, burs alan öğrenciden, herhangi bir kuruluştan burs ve yardım almama şartı arıyor. Burs talebinde bulunan başarılı ve maddi yönden desteğe muhtaç öğrencilerin vakıftan alacakları formu doldurarak Ekim ayı başına kadar müracaat etmeleri gerekiyor. Detaylı bilgiye, vakfın "www.semayazar.org.tr" adresinden ya da (312-284 44 00) numaralı telefondan ulaşılabilir.

Türk Diyanet Vakfı, bu yıl 200 öğrenciye burs veriyor. Burs verilecek
öğrencinin babasının Diyanet İşleri personeli olması, anne ve babasından
birisinin ya da ikisinin birden vefat etmiş olması, derslerinde başarılı olması
koşulları aranıyor. Başvuruları, bu ayın sonuna kadar kabul edilen burslar için
detaylı bilgi "www.diyanetvakfi.org.tr" adresi ya da (0312-417 12 35/557-558 numaralı telefondan alınabilir.

Yurt genelindeki burs veren vakıflara ilişkin adres ve telefonlara Vakıflar Genel Müdürlüğünün, "www.vgm.gov.tr" adresinden ulaşılabilir.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün, web sayfasında yer alan Ankara’daki bazı
vakıfların adres ve telefon numaraları ise şöyle:

-Abdülkadir Özkan Eğitim Vakfı - Akıncılar Sok. No.21/2 Maltepe/Ankara
(225 41 34)
-Adalet Mensupları Dayanışma Vakfı (ADYAV) - Atatürk Bulvarı No:143/30
Kızılay/Ankara (0312/425 47 02)
-Ahmet Yesevi Vakfı - 3. Etap Ufuk Sitesi T-1 Blok No:27 Bilkent/Ankara
(266 30 85)
-Anadolu Çağdaş Eğitim Vakfı (ANAÇEV) - Kennedy Cad. No:53/3 K.
Esat/Ankara (436 71 15)
-Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı - Emniyetçiler Mah. Afet Sok No:25
Gazi Mahallesi/ Ankara (232 39 19)
-Anadolu Üniversitesi Okuyanları ve Mezunları Eğitim Kültür Vakfı (AÇÖV) - Sümer 2. Sokak No:19/10 Kızılay/Ankara (413 74 13)
-Ankara Tıplılar Vakfı (eski adı Ankara Tıp Fakültesi Vakfı) - Talatpaşa
Bul. Gevher İş Merkezi No:113/46 Samanpazarı/Ankara (310 69 40)
-Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı - Maraşal Fevzi Çakmak Bulvarı
Çakmak Apt. No 31/1 Beşevler/Ankara (213 07 77)
-Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Vakfı - Ankara
Üniversitesi İletişim Fakültesi Cebeci/Ankara (319 77 14)
-Atatürkçü Düşünce Vakfı (Ata Vakfı) - Sedat Simavi Sok. No:60/1 Ankara
(4416131)
-Atatürkçü Düşünce ve Laik Eğitim Vakfı (ADLEV) - Necatibey Cad.
Yeşılırmak Sok. 8/9-10 Demirtepe/Ankara (231 96 36)
-Atılım Vakfı - Mithatpaşa Cad. No:13/16 Yenişehir/Ankara (435 96 41)
-Başbakanlık Mensupları Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı - Selanik Cad.
Çiğdem Apt. 39/17 Kızılay/Ankara (417 18 45)
-Başkent Üniversitesi Geliştirme Vakfı - Taşkent Cad. 77
Bahçelievler/Ankara (212 51 63-64)
-Eğitim Dostları Vakfı (eski adı Ankara 21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür
Vakfı) - Hilal Mah. 63. Sokak 17/7 Yıldız Ankara (440 23 44)
-Gazi Eğitim Enstitüsü Mezunları Eğitim Kültür ve Spor Vakfı - GMK
Bulvarı 69/13 Maltepe/ Ankara (229 35 98)
-Gazi Üniversitesi Vakfı - GMK Bulvarı 112/32 Maltepe/Ankara (230 41
75)
-Gençleri Destekleme ve Koruma Vakfı - Güven Mahallesi Kuzgun Sokak 87/3
Ayrancı/Ankara (427 44 24)
-Gökçe Karataş Vakfı - Nenehatun Cad. 84/6 G.O.P/Ankara (446 18 28)
-Haberal Eğitim Vakfı - Taşkent Cad. 77 Bahçelievler/Ankara (212 51 63)
-Hacettepe Eğitim Araştırma ve Hizmet Vakfı - Ali Suavi Sok. Ak-Han İş
Merkezi 23/63 Maltepe/Ankara (232 44 25)
-Hacettepe Üniversitesi Geliştirme Vakfı - Alper Sokak 4/5 Ankara (441 87
51-52)
-İhsan Doğramacı Bilim ve Araştırma Vakfı (eski adı Hacettepe Tıp Merkezi
Vakfı) - Ortadoğu Mahallesi Şafak Sitesi 10. Cadde No: 2 Ankara (266 41 80)
-İhsan Doğramacı Eğitim Vakfı (eski adı Hacettepe Üniversitesi Vakfı) -
Ortadoğu Mahallesi Şafak Sitesi 10. Cad. No: 2 Ankara (266 41 80)
-İhsan Doğramacı Vakfı - Ortadoğu Mah. Bilkent Şafak Sit. 10. Cad. No: 2
Bilkent/Ankara (266 41 80)
-Mülkiyeliler Birliği Vakfı - Konur Sok. No: 1 Kızılay/Ankara (417 80
98)
-Orta Doğu Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı (ODTÜ) - Merkez ODTÜ
Kampüsü İnönü Bulvarı ODTÜ/Ankara (210 21 56)
-Öğretmenler Vakfı - Ziya Bey Cad. 4. Sok. No: 2/1 Balgat/Ankara (287 61
80)
-Silahlı Kuvvetler İşçileri Öğrenim ve Dinlenme Vakfı - İnkılap Sokak No:
20 Kat 5 Kızılay/Ankara (417 50 97)
-Siyasal Bilgiler Mezunları Yardımlaşma Dayanışma ve Araştırma Vakfı -
Mediha Eldem Sokak No: 73/15 Ankara (431 91 71)
-TÜBİTAK - Münir Birsel Lisans Üstü Bursları Vakfı - Ihlamur Sok. No 6/34
Tuğaç Han Kızılay/Ankara (230 47 17)
-Türk Eğitim Derneği Ankara Koleji Vakfı (TED) - Taşpınar Köyü Yumrubel
Mevkii/Ankara (586 90 00) Gölbaşı (586 90 13)
-Türk Eğitim Derneği Yükseköğrenim Vakfı - Ziya Gökalp Caddesi No: 48
Kolej/Ankara
-Türk Sanayici ve İşadamları Vakfı (TÜSİAV) - Cinnah Cad. 48/6
Çankaya/Ankara (439 08 16) Çankaya (439 23 25)
-Türk Silahlı Kuvvetleri Eğitim Vakfı (TSKEV) - GMK Bulvarı No: 166
Tandoğan/Ankara (231 67 26 - 232 34 86)
-Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı - Nasuh Akar Mah. 22. Sok. No:
28 Balgat/Ankara (284 19 70)
-Türkiye Odalar ve Borsalar Eğitim ve Kültür Vakfı (TOBEV) - Ballı Sokak
Benadam İş Merkezi No:8/5 Bakanlıklar/Ankara (425 09 23)
-Türkiye Öğretmenler Dayanışma ve Eğitim Vakfı (TÖDEV) - Sümer 2 Sokak
No. 30/8 Kızılay/ Ankara (229 38 18)
-Türkiye Zeka Vakfı - ODTÜ Teknokent Yazılım Teknopark ODTÜ Halıcı
Yazılımevi İnönü Bulvarı/Ankara (210 16 27)
-Türksoy Vakfı - Ferit Ricai Ertuğrul Caddesi No. 8 Oran Sitesi/Ankara
(491 01 00)
-Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı - Paris Cad. No: 14
Kavaklıdere/Ankara (441 77 20)

BURS VEREN BAZI DERNEKLER

Vakıfların verdiği bursların yanı sıra bazı dernekler de öğrencilere burs
sağlıyorlar.

Kızılay Derneği de her yıl ilköğretim çağındaki 3 bin 500 öğrenciye burs
veriyor. Milli Eğitim Bakanlığının bildirdiği maddi durumu iyi olmayan
öğrencilere ayda 100 YTL burs sağlanıyor.

Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği, üniversite öğrencilerine karşılıksız
burs veriyor. Burs başvuruları Eylül ayı içinde alınıyor. Gerekli bilgiler,
derneğin "www.cydd.org.tr" adresinden alınabilir.

İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği (ÖNDER) de maddi
durumu iyi olmayan öğrencilere burs veriyor. Burs almak isteyenler, derneğin "www.onder.org.tr" adresinden bilgi alabilirler.

Rotary International tarafından da başarılı öğrencilere burs veriliyor.
Başvurular, Reşit Galip Caddesi İlkadım Sokak No: Gaziosmanpaşa/Ankara adresine yapılabilir veya 447 44 27 numaralı telefondan bilgi alınabilir

"Uydu televizyonu sahiplerini öldürmek caiz"

Suudi Arabistan Yüksek Şeriat Mahkemesi Başkanı Şeyh Salih El Lihedan, "ahlak dışı yayınlar yapmakla" suçladığı uydu televizyon kanallarının sahiplerini öldürmenin caiz olduğunu öne sürdü.79 yaşındaki El Lihedan fetvasında, uydu kanallarının "binlerce insanın sapıklaşmasının nedeni olduğunu" ileri sürdü.

El Lihedan, daha önce verdiği bir fetvada da, "Suudilerin, Irak'taki Amerikan askerlerine yönelik cihada katılabileceklerini" söylemişti.El Lihedan'ın açıklamasına karşın, Suudi prenslerinin ve iş adamlarının çeşitli ülkelerden yayın yapan, dünyaca tanınmış uydu televizyon kanalları bulunuyor.

Bodrum'da aşk krizi

Bodrum´a tatile gelen İngiliz sekreter 24 yaşındaki Claire Madlight, barda tanıştığı Türk garson sevgilisini arkadaşıyla aynı yatakta yakalayınca çılgına döndü. Bikinisiyle yalın ayak kendini Bodrum caddelerine atan ve karayolunun kenarında dakikalarca koşan İngiliz kızı, intihardan bir trafik polisi vazgeçirdi. Aldatılmanın şokunu yaşayan bikinili İngiliz kızı, sürücüler de şaşkın bakışlarla izledi.

İngiltere´nin Southport kentinden iki hafta önce arkadaşları ile birlikte Bodrum´a tatile gelen ve bir pansiyona yerleşen sekreter Claire Madlight, barda tanıştığı 28 yaşındaki garson E.Ç.  ile aşk yaşamaya başladı. Bir süre sonra sevgilisi E.Ç.´nin, kendisini aldattığından şüphelenen İngiliz Madlight, takibe geçti. Önceki gün Gümbet Plajı´nda güneşlenen Madlight, kaldıkları pansiyona döndüğünde tatile birlikte geldiği arkadaşlarından biriyle sevgilisi E.Ç.´yi aynı yatakta yakaladı. Çılgına dönen İngiliz turist, bikinisiyle yalın ayak kendini Bodrum caddelerine attı. Sinir krizi geçiren ve Kıbrıs Şehitleri Caddesi´nde dakikalarca koşan İngiliz kız, sürücülerin şaşkın bakışları arasında, 20 metre yüksekliğindeki duvardan atlayıp canına kıymak istedi.
Aldatılmanın şokunu yaşayan ve intihara yeltenen İngiliz kızı, caddede görev yapan 8 yıllık polis memuru trafik polisi Mehmet Dursun (29) teselli etmeye çalıştı. Yaklaşık 10 dakika İngiliz turistle konuşan ve intihardan vazgeçirmeye çalışan polis memuru, zor anlar yaşadı.

İngiliz Madlight´i ikna eden ve polis aracına bindirip Bodrum Devlet Hastanesi´ne götürerek sakinleşmesini sağlayan memur Dursun, ``İngiliz turistin denize 3- 4 kilometre uzakta, ilçenin göbeğinde bikini ile koşmasında bir gariplik olduğunu fark ettim. Motosikletimi durdurup yanına gittiğimde Madlight, duvardan atlamak üzereydi. Yardımcı olmak istediğimi söyledim ve ikna ettim. Sanırım kısa süreli bir deprasyon yaşadı. Hastanede gerekli tedaviyi yaptırdık' dedi.

``TATİL AŞKI BANA YARAMADI'
Tedavinin ardından sakinleşen İngiliz Madlight ise bavulunu toplayıp arkadaşları ile birlikte kaldığı pansiyondan ayrıldı. Birkaç gün sonra da ülkesine döneceğini söyleyen Madlight, ``Sevgilim beni 10 yıllık arkadaşımla aldatınca şoke oldum. Oysaki onu çok sevmiştim, evlenebilirdim bile. İkisini aynı yatakta görünce çılgına döndüm, kendimi öldürmek istedim. O polis memuru olmasa belki bugün hayatta değildim. Hayatımı kurtardığı için teşekkür borçluyum. Ülkeme dönüp bu kabusu bir an önce unutarak hayatıma devam etmek istiyorum. Tatil aşkı bana göre değilmiş' diye konuştu.

Aziz Yildirim Merak Edilen Konuları Açıkladı

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 2008-2009 sezonu için oluşturdukları kadronun, geçen sezon özellikle Avrupa kupalarında elde edilen başarının üzerinde bir başarıyı getireceğine inandığını söyledi. 
Yıldırım, FBTV'de canlı yayınlanan Futbol Zirvesi programında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. 
Yeni sezon için kurdukları kadroyu yeterli görüp görmediği sorulan Yıldırım, "Geçen yıl elde edilen başarıdan daha ileriye gideceğimize inanıyorum. Bu takımımıza güveniyoruz. Geçen yıl da iyi başlamadık lige, ama sonradan takım düzeldi. Hedef, elde edilen başarıları tekrarlamaktır. Fenerbahçe olarak tecrübe kazandık. Fenerbahçe'nin tecrübesi var. Oyuncuların da tecrübesi var, camianın da var. Gelenek başladı. Biz güveniyoruz, bu gruptan çıkarız" diye konuştu. 
Fenerbahçe'nin, geçen sezonki başarılı kadrosunda çok büyük değişimler yapılmadığını kaydeden Yıldırım, ana kadrodan Aurelio'nun yerine Emre'yi transfer ettiklerini, forvete Guiza takviyesi 
yaptıklarını, Burak'ın transferinin yanı sıra da Josico'yu aldıklarını hatırlattı.

-"EMRE BUNALIMA SOKULDU"-

Fenerbahçe'ye transferinin ardından, özellikle sakatlığıyla gündeme gelerek sıkça eleştirilen Emre Belözoğlu'na destek çıkan Yıldırım, Emre'nin, Türk futbolunun yetiştirdiği nadir futbolculardan birisi olduğunu kaydetti. 
Medyada sakatlığının sık sık gündeme getirilmesinin Emre için rahatsızlık yarattığını anlatan başkan Yıldırım, özetle şunları söyledi: 
"Emre'nin takımımıza çok faydası olacaktır. İleride "İyi ki aldık" denilecektir. Basınla olan ilişkilerini devamlı uzatmak hem ona, hem Fenerbahçe'ye zarar veriyor. Büyükler affeder. Her gün çocukla ilgili doneler ortaya koyuluyor. Aile yaşantısı iyi, saygısızlığı yok. Bir hadise yapmış. Hepimiz hata yapıyoruz. Destek olmak lazım. Sonra yapmıyor, etmiyorsa gereken söylenir. Emre Fenerbehçe'ye değil, eğer Galatasaray'a transfer olsaydı, şu an ona karşı olan ithamlar olmayacaktı. Belli Galatasaray kalemleri kasıtlı yazıyor bunları. 'Emre sürekli sakat' deniliyor. Keşke Deivid böyle sakat olsaydı da oynasaydı. Avrupa ile Türkiye'yi karıştırmayın. Orada sakat olduğunu söylerse futbolcu oynatılmaz, Ama biz 'forma için, benim için" deriz, zorla oynatırız çocukları. Partizan maçına gittik, Semih sakattı. 'Oynaman lazım, fedakarlık bekliyoruz' dedim. Doktorlar baktı, sonra oynadı. Avrupa'da olsa oynamazdı. Sakatlığını gündeme getire getire çocuğu (Emre) psikolojik olarak bunalıma soktuk. Hep beraber adamı çıldırtacak pozisyona getiriyoruz."

-SENNA'NIN BONSERVİSİ-

Josico'ya yönelik eleştiriler konusunda da Aziz Yıldırım, "Aragones ile ilk konuşmalarımızda, Josico'nun milli takıma almayı düşündüğü bir oyuncu olduğunu söyledi. Josico'nun daha çok geriye oynadığını, Senna'nın ileriye oynadığını ifade etti, ancak sakatlığından dolayı alamadığını belirtti. Josico da gelebileceğini söyleyince transferini yaptık. Senna'nın bonservisi 24 milyon avroydu, olmadı, alamadık. Senna 17. maddeden dolayı gelebilirdi. Bu madde üzerinde çalışma yaptık. Avrupa'da ünlü avukatlarla konuştuk. Fenerbahçe'nin sportif ceza alabileceğini duyunca vazgeçtik" diye konuştu. 
Guiza'yı, Barcelona'nın da istediğini bildiren Yıldırım, İspanyol golcü ile ligler bitmeden pazarlık ettiklerini ve ön protokol yaptıklarını kaydederek, "Biz almasaydık Barcelona'ya gidecekti. Biz daha ligler bitmeden pazarlığı yaptık, ön anlaşma imzaladık. İmzalamasaydık alamazdık. Barcelona ile görüşmeler yapıyorlardı. Uzamasının sebeplerinden biri de bu" dedi. 
Yıldırım, medyanın, yapılan önemli transferlerde getirilen futbolcuların değerini ölçemediğini savundu.

-AURELIO GERÇEĞİ-

Aziz Yıldırım, Brezilya asıllı futbolcu Mehmet Aurelio'nun, parasal konular nedeniyle menajerinin sözünü dinleyerek takımdan ayrıldığını ifade etti. 
Fenerbahçe'de başkanlık görevine geldiği günden bu yana yaptığı en önemli şeyin, gelir ve gider tablolarını birbirine yakın hale getirmek olduğunu anlatan Yıldırım, "Etoo'yu da getirirdik, başkasını da getirirdik, ama kulübü borca sokardık. Ben, benden sonrası da aynı şekilde devam etsin istiyorum" dedi. 
Aurelio'nun, Fenerbahçe'den yılık 1 milyon 750 bin dolar aldığını bildiren Yıldırım, geçen aralık ayında menajerinin kendilerine Aurelio'yu İspanya'nın Valencia takımına götürmek istediğini ifade ettiğini anlatarak, gelişmeleri şöyle aktardı: 
"Menajerin, Valencia Teknik Direktörü Koeman ile arası iyiydi. Aurelio'nun mukavelesinde '7 milyon avro getirirse gider' diye ibare var. "Veremeyiz" dedik. Menajer gitti basına konuştu, 7 milyon avro verip Aurelio'yu İspanya'ya götüreceklerini söyledi. Valencia kulübünün sportif direktörüyle devamlı konuştuk, düşüncelerini sorduk. 'Antrenörle diyalog içinde, biliyoruz, ama biz almayacağız' dediler. Bu geldi, 'Madem Marco'yu vermiyorsunuz, Vederson'u verin, 6 milyon dolar bonservis parası getireyim' dedi. Biz, kadroyu bozmak istemediğimizi söyledik. O çocuğun menajeri olmadığı halde beynini yıkamış, almış pastanede konuşmuş. Hepsini Valencia'ya pazarlamak istiyor. Bundan sonra görüşmeyi kestik. Yıl sonunda geldi. Biz Aurelio için 2 milyon avro teklif ettik. Kendisine de yıllık yüzde 10 verelim dedik. Menajerin alacağı 400 bin avroyu 500 bin yaptık, ancak futbolcu için 3 milyon avro, artı 1 milyon avro da kendisine istedi. Bunu kabul etmedik. Edu 1.2 milyon avro alıyor, Lugano 1,2, Deivid 1,2... Hepsi bu civarda. O oyuncuya o parayı verirsek, diğerlerini ne yapmamız lazım?" 
Aurelio ile duygusal bir konuşma yaptığını anlatan Yıldırım, "Menajeriyle yaptığımız konuşmaları anlattım. 'Biz seni seviyoruz, seni Türkiye seviyor, kalmanı istiyoruz' dedim. 'Alacağın primlerle bu paraları alırsın' dedim. Geçen yıl 500 milyar lira alan oyuncunun eline, primlerle 1 trilyon geçti. Aurelio'nun eline en azından 350 bin dolar tutarında daha fazla para geçerdi. 'Menajer ne derse o olur' dedi. Ben kendisine her şeyi anlattım. O da gitti" şeklinde konuştu.

-AURELIO-JOSICO-

Yıldırım, Aurelio'nun geri dönmek istediği şeklindeki hatırlatma üzerine, "Bizim idarecilerle menajeri görüşmeler yaptı. Ben 'Olmaz' dedim. Burası Fenerbahçe. Bize yakışmaz, biz Fenerbahçe'yiz. Karar budur, bitti. Dönmek yok. Herkes Josico'yu görecek" diye konuştu. 
Aurelio olayında Fenerbahçe'nin gereken her şeyi yaptığını, ancak bu futbolcunun para için menajerinin yaptığını tercih ettiğini kaydeden Yıldırım, "Basın yazıyor, Tuncay gitti, şu gitti, bu gitti diye. Onlar varken Chelsea'yi geçecek pozisyona geldik mi hiç? Onlar yoktu bu kadroda" diye konuştu.

-TUNCAY-

Tuncay Şanlı'nın İngiltere'ye transferinin detaylarını da anlatan Yıldırım, bu futbolcuyu da ikna için çok çalıştıklarını, ancak Tuncay'ın, Avrupa hedefini tercih ettiğini bildirdi. 
Tuncay'a, Middelsbrough'un vereceği rakamın üzerine çıktıklarını anlatan başkan Yıldırım, şunları söyledi: 
"Tuncay'a, 'Kal Roberto Carlos'un kaptanı ol. Bazı şeyleri parayla ölçemezsin. Gider gelirsin normal oyuncu olursun. Şimdi tarihi yakalarsın, Cemil Turan olursun, Can Bartu olursun, Fenerbahçe tarihinde adın olur. Öbür türlü kopukluk olur' dedim. 'Hayır ben İngiltere'de oynamak istiyorum" dedi. Buna rağmen gittiyse ne yapabiliriz."

-GUIZA'NIN SİGARA İÇMESİ-

Guiza'nın bir kafede sigara içerken görüntülenerek haber yapılmasına da değinen Yıldırım, Fenerbahçeli eski futbolcu Rapaic ile aynı konuda yaşadıkları bir anıyı şöyle anlattı: 
"Rapaic'i 10 milyon borservis bedeliyle aldık. Bir gün bizimle görüşmek istedi, oturduk ve konuştuk. 'Ben gitmek istiyorum' dedi. Bir kafede oturduğunda ve kahve içerken sigara yaktığında yanına gelen insanların 'Başkan görmesin, yönetici görmesin kızar, basın yazar' gibi şeyler söylediğini, bu nedenle iki ayda bunaldığını ifade etti. Biz de bir kahve söyledik ve sigara tuttuk. 'Bundan sonra sana kim böyle şey söylerse, başkan beni çağırdı sigara tuttu, kahve söyledi" dersin dedim." 
Futbolcuların kendisinden çekinmesinin normal olduğunu, çünkü Fenerbahçe'nin en büyük sorumlusunun kendisi olduğunu ifade eden Yıldırım, "Bana saygı duyuyorlar, ben de onları çocuklarım gibi görüyorum" dedi. 
Son 5 yıldaki transferlere harcadıkları rakamlar ve takımdan gidenlerin kazandırdıklarının karşılaştırıldığı bir haberle ilgili mantık hatası yapıldığını ifade eden Yıldırım, "14 milyon avroluk Alex de mi bedavaya gidecek diyorsunuz. Ben size Alex?in bonservisini 10 milyon avroya veriyorum, satabilirseniz satın. Mukavelesi bitmiş bir oyuncu gidiyorsa, burada zarar durumu olmaz, ancak oyuncuyu aldığımız değerden daha az bir değere mukavelesi bitmeden satarsam eksi yazabilirsiniz. Kezman'da bile kulüp zarar etmedi. 8'e aldım 2 yıl oynadı 4'ü gitti, ben de 4,5'a sattım kar ettim. Anelka'yı 5.3 milyon sterline aldık, 8.3 milyon sterline sattık. Marco'nun karşılığında 3-5 milyon vardı da ben bedavaya mı gönderdim" şeklinde konuştu.

-ZICO-

Eski teknik direktörleri Zico ile ilk yıl 1.8 milyon avro, ikinci yıl için de 1.9 milyon avroluk anlaşma yaptıklarını hatırlatan Yıldırım, Brezilyalı teknik adamın ikinci yıl kendilerinden yeni sezon için 3,5 milyon avro istediğini, bu nedenle anlaşamadıklarını bildirdi. 
Yıldırım, şunları kaydetti: 
"Kimse antrenör olarak Zico'yu burada tanımıyordu. Stajer dendi, gidince kıymetli oldu. Zico ile benim anlaşmam vardı. İlk yıl için 1.8, ikinci yıl için 1,9 anlaşmam vardı. Birinci sene şampiyon yapma şartı vardı. Şampiyon oldu, bir yıl daha sözleşmesi uzadı. Bizden istediği 3,5 milyon avroydu. Pazarlıklarda inmedi. Görüşmeleri uzattık, bekledik insin diye. İkinci konu kardeşiydi. Kardeşi 500 bin avro, Sant'anna 750 bin avro istiyordu. Toplamda 2,9 milyon avrolardan 4,75 milyon Avrolara gitti iş. Zico şampiyon olsaydı da fark etmezdi, parasal konu olduğu zaman anlaşamazdık. Yüzde 60-70 artırma olur mu? Aragones ve ekibinin aldığı para 3,5 milyon avrodur. Zico'ya yazılan primler kadar primleri vardır. Onun dışında bir şey yok. Bütün ekibinin aldığı 3,5 milyon avrodur." 
Teknik direktör tercihinin neden Aragones olduğu sorusuna Yıldırım, Zicolu dönemde disiplin eksikliğine de vurgu yaparak, "Zico ile başarı geldi de, lig şampiyonluğunu yürüye yürüye kazanması lazımdı Fenerbahçe'nin. Antrenmanda tercüman çocuk hocanın arkasında kaleye şut atıyor, antrenman sürüyor. Ona göre bir düşünceleri vardı. Bizim düşüncemiz daha çok disiplindi. Bir işyeri nasıl çalışacaksa, öyle çalışılması gerekiyordu" diye konuştu.

-"SCOLARI İLE EL SIKIŞTIM. ETO'O İLE ANLAŞTIM"-

Aziz Yıldırım, 2006 yılında, başkanlık görevini bıraktığını açıkladığı dönemde Portekiz Milli Takımı kampında teknik direktör Scolari ile anlaştığını, ancak Portekiz, Dünya Kupası'nda tur geçtikçe Scolari'nin vazgeçtiğini anlattı. 
Yıldırım, şöyle konuştu: 
"Portekiz'de milli takım kampında el sıkıştım, anlaştık. Tur geçtikçe vazgeçti. Her şey de kolay değil. Fenerbahçe'yi herkes takdir etsin. Roberto Carlos geldi, Anelka geldi. Van Hooijdonk'u getirdik. Bunlar kolay değil. Transferler hemen olmuyor. Basın öyle didikliyor ki. Kıpırdama şansınız kalmıyor. Transfer olmayınca, 'Beceremediler' oluyor. Eto'o ile anlaşmıştım, ama çok büyük rakamlar istediler. Avrupa'da bu sene rakamlar alt üst oldu."

Terim'den Tamburacı'ya: "Ben senin bıyığını ..."


2010 Dünya Kupası elemelerinde Belçika ile oynanacak maç öncesi spor basını ile  Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in arasında yaşanan gerginlikten payını alanlardan biri de spor yazarı Osman Tanburacı oldu.
Hürriyet gazetesi yazarı Yalçın Doğan da  yaşanan bu çarpıcı olayı bugün köşesine taşıdı.

İşte Yalçın Doğan'ın köşe yazısı...

9 Eylül, önceki gün. Saat 17.54. Levent Spor Yazarları Derneği. Bir grup arkadaş sohbet ediyor. Aralarında Osman Tamburacı da var. Tamburacı derneğe gelmeden önce Sky TV’de Türkiye-Belçika milli maçına ilişkin görüşlerini anlatıyor.

Dernekte arkadaş grubu sağdan soldan söz ederken, koyu sohbet sırasında Osman Tamburacı’nın cep telefonu çalıyor.
TELEFONDA KÜFÜR
Tamburacı telefon açıyor, arayan Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim.

Konuşmaya başladığı anda sinirleri gerilen Tamburacı, telefon konuşmasını bir arkadaşına dinletmeye başlıyor.

Terim:

"Yahu Osman, biraz önce Sky TV’de konuşmuşsun, bana söylediler. Ben ne demişim? Gündem değiştiriyormuşum, öyle demişsin. Ulan bu ne biçim konuşma?"

Tamburacı bu üslup karşısında şaşırıyor, nezaket içinde:

"Hocam, beni hep böyle zamanlarda arıyorsun, bir kere de, nasılsın, diye arasana."

Terim’de fren tutmuyor:

"Ulan ben senin bıyığını s...."

Tamburacı yerinde fırlıyor, "Sen ne biçim konuşuyorsun" derken, sinirden zangır zangır titriyor. Milli Takım Teknik Direktörü kendini kaybediyor:

"Ulan ben senin, ananı, avradını s....".

Tamburacı, "Doğru konuş, konuşmasını öğren" diye bağırırken, Fatih Terim galiz küfürlerini sıralamayı sürdürüyor.

Bu duruma en az yedi-sekiz kişi tanık. Biri de, zaten dinliyor. Telefon kapanıyor. Osman Tamburacı derhal avukatını arıyor. Fatih Terim'i mahkemeye vermeye hazırlanıyor. Tekefon kayıtlarıyla birlikte...

YouTube teröristlerden arındırıldı



İnternet arama motoru Google'ın video paylaşım sitesi Youtube, terörist eğitim videolarının gösterimini tamamen yasakladı.

ABD'nin Connecticut eyaletinin Senatörü Joseph Lieberman'ın başvurusunu değerlendiren Google yetkilileri, terörizm ve teröristlerin reklamını yapan video görüntülerinin Youtube video paylaşım sitesinden kaldırıldığını bildirdi.

Google'ın kararını destekleyenler, yasaklamanın El Kaide terör örgütünün internet ortamındaki propaganda ve eğitim faaliyetlerini azaltacağına dikkat çekiyor.

Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI'ın sözcüsü Richard Koko, terörist eğitim videolarının internet ortamında daha az yer almasının iyi bir haber olduğunu, ancak dünyadaki farklı internet sitelerinde gösterilen bazı cihat videolarının soruşturma ve istihbarat değeri taşıdığını, bu tip videoları yakından takip ettiklerini söyledi.

Youtube'da terörist eğitimi videolarının yanı sıra insanları şiddet eylemleri için kışkırtan, nasıl bomba yapılacağını ve keskin nişancılığı öğreten video görüntüleri de yasaklandı.

Amerikan Georgetown Üniversitesi'nden terörizmle mücadele konusunda uzman olan Profesör Bruce Hoffman, terörist eğitim videolarında kurbanların boğazının nasıl kesileceği, intihar kemeri ve ev yapımı patlayıcıların nasıl yapılacağı, insanlara sezdirmeden nasıl baskın düzenleneceğinin de aralarında bulunduğu çok sayıda yöntemin öğretildiğini ifade etti.

Sponsorum

 

Haftanın Videosu

İzleyiciler