Koca bir sezonu kavgasıyla gürültüsüyle geride bıraktık.Son haftaya girildiğinde bile şampiyonu henüz belli olmayan ve Türkiye'nin görmeye pek alışkın olmadığı,çekişmeli bir sezondu 2008/2009 sezonu.Gülen taraf ise Beşiktaş oldu,Beşiktaşı ve diğer kulüplerimizi tebrik ediyorum yıl boyunca gösterdikleri emekten ötürü.Süper Ligimizden çok zevk alıyorum lig maçları oynanmıcakya şimdi kendimi boşlukta hissediyorum, çokta fanatik bir taraftar olmamama rağmen durum böyle.
Acaba bir Anadolu takımının şampiyonluğunu şu dünya gözüyle görmek bana nasip olurmu diye düşündürdü beni bu sezon Sivasspor,ancak yine olmadı ve ne yazıkki ligi 2. bitirdiler.Gerçi buda çok büyük bir başarı Sivasspor adına Şampiyonlar Ligi elemelerine katılacaklar.Fakat elemeleri geçebileceklerini sanmıyorum.
Yine Ertuğrul Sağlam'ın gelmesiyle birlikte Bursaspor çok güzel bir çıkış yakaladı Ligin Bitimine yakın,gelecek sezonu Bursaspor adına merake diyorum acaba bu sene Sivasspor'un yaptığını yapabileceklermi.Bir şeyede dikkat çekmek gerekiyor eğer Anadolu takımlarının grafiği bu denli başarılı devam ederse 5 sezon içinde bir şampiyon çıkar gibi gözüküyor Anadolu'dan.
Fenerbahçe ve Galatasaray ezeli rakip olduklarından ötürü 4.lük mücadelesini yine bir birleriyle verdiler.Bu mücadeleden galip Fenerbahçe çıktı ve Ligi 4. bitirdi Galatasaray ise 5.likle yetindi.Bu iki güzide kulübümüze nazaran Trabzonspor daha başarılı bir sezon geçirdi,büyük çoğunluğunu iyi getirdiği ligin sonunu getiremedi fakat 3. olmayı başardı Karadeniz temsilcisi.
Ligin düşme hattı adeta ateşten gömlekti,atılan gollerin bile takımların yerini ikili üçlü averajda değiştirdiğini gördük.Çok çekişmeli bir düşme hattı vardı Ligimizde bu yıl ve düşen takımlar Hacettepespor,Kocaelispor ve son hafta Konyaspor olarak tescillendi.Düşen takımlara baktığımızda Kocaelispor belkide ligin en sansasyonel ekibiydi oldukca renk kattılar Ligimize umarım en yakın zamanda yeniden Süper Ligde olurlar ve geçmişteki başarılı günlerine geri dönerler.
İşte kocaman bir sezonun özeti böyleydi,şimdi sabırsızlıkla yenis ezonu bekliyorum.OoOoOooOoOoO Turkcell Süper Lig Bu ne Güzellik :))
Bir çoğumuzun haberi bile yoktu İstanbul'un fethinin yıl dönümü olduğundan.Gerçi bu krizde millet ekmek alacak parayı bulamazken bu tür şeylerin düşünülebilmesi beklenilemez.Ancak Haliç kıyısında oturan halk oldukca stres attı bu akşam.İstanbul belediyesi İstanbul'un fethini öyle bir kutladıki,gerçektende dillere destan bir kutlama oldu.
Balat sahiline özel bir plartform oluşturuldu.Gösteriler için 92 Türk, 19 Alman, 5 Avusturyalı ve 3 Fransız'dan oluşan 119 kişilik teknik ekip ve 46 kişilik destek ekibi çalıştı. Yurt içinden ve dışından toplam 14 TIR teknik malzeme kullanıldı. Şov için gerekli enerji toplam 9 sahra tipi jeneratörle elde edildi.Bittimi hayıııır,devam ediyoruz Bu özel şov için 3 dev su perdesi, 118 adet hareketli su pompası, 3 adet gayzer su pompası Haliç'in sularını hareketlendirdi.Su gösterilerine toplam 96 adet robot ışık ve 30 adet gökyüzü tarayıcısı renk kattı. Su ve ışık sistemlerine ek olarak lazer gösterisi Balat'ta büyülü bir ortam yarattı.
Haliç üzerinde 18 metrelik iki ayak arasına kurulan bin 72 metre karelik su perdesinde 3D teknolojisiyle üretilen ''Fetih'' filmi gösterildi.Resimde gördüğünüz sahneler denizin üzerinde oluşturulmuş su perdesinde oynayan filmin görüntüleri.Haliç halkı çok büyük bir çoşkuyla ellerinde Türk bayrakları 1 saat boyunca olup bitenleri izledi.Keşke bende orada olsaydım tüyleri diken diken eden sahneler gerçektende.Umarım ülkemizin her köşesinde böyle güzel kutlanır Fethin 556. yılı...
Aman Allahım Google yine ters köşe yaptı.İnanmayacaksınız ama Pagerank Güncellemeleri başladı bu ne hız anlamadım.Benim yaptığım Hesaplamalara göre Temmuzun ilk haftalarında olması gerekiyordu bu güncellemelerin ancak başladı bile.Azohba.Net'in Pagerank'ı hala 2 gözüküyor sanırım yine yükselmiyecek ,gerçi yükselmesi içinde bir şey yapmadım.Ancak kendi adıma sitemdeki 1250 gereksiz konuyu sildim tasarımı güzelleştirdim ve yazmayı daha çok sevdiğim bir blog çıkarttım ortaya.Böylece sitem çöp site olma yolunda hızla ilerlerken birden bire yönünü kaliteye çevirdi.Bundan sonra da böyle olucak zaten Azohba.Net kaliteli içerek üreten Türk Bloglarının başında gelicek inşallah.
Sevindiğim bir nokta ise kişisel günlüğümü tuttuğum Blogg Azohbablogumun PageRank'ının 2 olması oldu bu benim için sevindirici bir gelişme.Umarım herkez PageRank güncellemelerinden umduğunu alır.Ancak güncelleme yeni başladı daha size uğramamış olabilir.
Hindistanın en büyük otomobil üreticisi Tata ,"Nano" adıyla çıkardığı yeni markasıyla her anlamda Dünya'nın gündemine oturmuş durumda.Otomobil alma heveslisi Hintli halk büyük sevinç içinde ve şimdiden binlerce insan isimlerini sıraya yazdırmışlar bile.Hindistan da ortalama olarak bireysel taşıt oranı %30-40 oranında iken bu oranın en az %60 lara çıkması bekleniyor.Zaten yeterli trafik düzenlemsi olmayan ülkenin hali içler acısı olucak sanırım.Düşünsenize trafiğin halini :).
Bununla beraber çevrecilerde büyük protestolara hazırlanıyorlar şimdiden ,onlarda Dünyanın halini düşünerek haklı bir kızgınlık içindeler.Otomobilin fiyatı 1500 Euro olacakmıs.Ancak bu fiyat Hindistan için geçerli.Bu araba ülkemizede gelecek ergeç ama bu kadar ucuz olucağını sanmayın duyduğum haberlere göre en az 15.000 ytl den ülkemizde satışa sunulur bu arabalar.
Bana soracak olursanız almayın derim,ben şahsen düşünmem ,bu kadar ucuza arabamı olur sokağa arabanızı parkediceksiniz.Bizim ülkemizde çocukların tamamı sokakta futbol oynar arabanıza her top geldiğinde bir futbol topu büyüklüğünde göçükler oluşmasını istemem.Kağıttandır bu araba hiç bir güvenlik önlemi yoktur:)
Standart telefon kullanıcılarına değilde benim gibi blog tutan insanların telefondan mail yollamayı alışkanlık edinmiş ve işi gücü internet olan insanların dikkatini çekebilecek ve ilgilenmeleri gerekecek bir marka N900.
Gerçi ben eminimki cebinde parası olupta sırf sorduğunuzda bir sürü özelliği var bunun be oğlum diyecek fakat sadece mesaj yollayıp birilerini arayacak, teknolojiden bir haber insanlarda alır bu telefondan.Birde msn yükletirler Facebook a da girer çıkarlarsa senden benden daha iyi internet kullanıcısı olup cıkarlar piyasaya.Ya bildiğiniz gibi değil gıcık oluyorum bu insanlara birde facebook la o kadar samimi olmuslarki artık senin feys(söyledikleri gibi yazıyorum) hesabın varmı diye soruyorlar.
Neyse çok kızdım yine telefon ekim ayında Türkiye de olacak.Teknik özelliklerini öğrenmek istiyorsanız buradan yararlanabilirsiniz.
Hay manyaklar ya ülkelerine sex turizmi için giden insanlara karşı bir gösteri düzenlemiş Ukraynalılar.Ülkenin önde gelen kadın derneklerinin düzenlediği toplu bir eylem olan bu gösteriye bir çok kadın katılmış.Ukrayna'nın genel ev gibi gözükmesinden rahatsız olduklarını söylüyorlar ve tepki gösteriyolarlar bu konuda haklı olduklarını söyleyebilirim.Ancak bu tepkiyi ortaya koyarken çekilen resimlere baktığımızda neredeyse sevişmek üzere oldukları gözüküyor.Onlar ne biçim resimler öyle.İyice zivanadan çıkmış bu ülke :) eğer bunların tepkileri böyle ise ülkeyi o gözle görmekte insanların suçu yok diye düşünüyorum, resimlere bakın anlıyacaksınız demek istediğimi.
Yazıma vay anasını diyerek başlıyorum,doğrusunu söylemek gerekirse Anelkadan böyle bir performans beklemiyordum.Fenerbahçe de oynadığı zamanlarda kendisini Şükrü Saraçoğlu stadında izlemişliğimde vardı.Antreman yaparlerken,topu kontrol edişinden tutunda pas verişine kadar gözle görülür bir akıcılığa vardı Anelkanın.Fenerbahçeden gittiğinde iyi maçlar çıkartabileceğini umuyordum ancak Chelsea ye transfer olup üstüne de gol kralı olabileceğini hiç tahmin edememiştim.Nicolas Anelka yeniden doğuyor, alkışlar Anelkaya...
Türkiyenin köklü ekiplerinden olan ve bir çoğumuzun yakından bildiği Aydınspor da düşüş bir türlü engellenemedi ve kulüp bu sezon amatör lige düştü.Bu olay gerek taraftarlar gerek yöneticiler ve gereksede futbolcular üzerinde büyük üzüntü yarattı.Benimde anlayamadığım nokta bir il takımı nasıl olurda amatör lige düşüyor bunu bir türlü çözemiyorum.Türk futbolunun gelişmesi için şehir takımlarının güçlü olması lazımken taraftarı olmayan Büyükşehir takımları Süper Ligimizi neredeyse işkal etmiş durumdalar.90/91 Sezonu'nun açılış maçında Şükrü Saraçoğlu stadında Fenerbahçeyi 6-1 yenen bu Aydınspor değilmiydi.Aydınspor ve diğer il takımlarımızın daha başarılı olmalarını içtenlikle temenni ediyorum.Aydınspora da gelecek senelerde başarılar diliyor umarım düştükleri amatör ligden en kısa sürede çıkarlar ve kendilerine yakışan başarıları yakalarlar.
Mardan Palace...yok böyle bir otel!Tam bir görsel şölen.Şimdiye kadar yapılan otellerin en iyisi bence bu otel.Burda bir kaç gece tatil yapacaksam 5 sene tatil yapmasam da olur:).Özellikle mimari olarak çok değişik bir tesis.Tam bir küçük İstanbul diyebiliriz.İstanbul Boğazı şeklinde tasarlanan açık yüzme havuzu 16bin metrekare ve neredeyse tüm oteli kaplıyor.Ayrıca tesis içerisin de Dolmabahçe Binası, Kuleli Askeri Lisesi görünümünde tasarlanmış Anadolu Yakası, Avrupa yakası, Kız Kulesi'nide görmeniz mümkün.Yapımına 3,5 yıl önce başlanmasına rağmen ancak hizmete girebildi.Mardan Palace Lara sahillerinde tam 180bin metre karelik bir alanda yer alıyor.23Mayıs tarihinde yapılan açılışa Dünyanın bir çok yerinden çok ünlü isimler katıldı.Richard Gere,Sharon Stone,Monica Belluci benim şimdilik aklımda kalanlar.Tesisi daha ayrıntılı olarak buradan inceleyebilirsiniz.Ayrıca fiyatını merak edenler için bir ipucu vereyim;gecelik kişi başı fiyatı sıradan bir ailenin bir aylık ev kirası kadar:) Kaynak:Blog'ma Ekmek
2001 Yılı yapımı kesinlikle seyretmeniz gereken bir başyapıt bu film.2001 yılını hatırlıyorum Oscar ödüllerinde en iyi film ödülünü yanılmıyorsam bu film almıştı.Eğer bu konuda hata yapıyorsam beni uyarın.Ben 1 hafta önce seyretme şansına ulaştım her zaman aklımdaydı saçma sapan bir sürü filim seyederek geçiriyorum çoğu zaman vaktimi,yine hangi filimi seyredeyim diye düşünürken birden bire aklıma geldi ve bu filmi seyrettik kardeşlerimle.Bu günde etkisinden kurtulamayıp 2. kez seyredince yazma gereksinim duydum.Eğer hangi filmi seyredeyim diye düşünüyorsanız yada seyredecek film arıyorsanız kesinlikle tavsiye ediyorum.Bana Güvenin...
Rock’n Coke 6. kez düzenleniyor ve bu sefer İstanbul Park da, organizasyona katılacak yerli ve yabancı sanatcılar ise çoktan belli oldu.Sanatcıların liseti ise şöyle Linkin Park, Nine Inch Nails, The Prodigy ve Kaiser Chiefs gibi isimlerin yanı sıra Duman, Hayko Cepkin, Santigold, Juliette Lewis, Jane’s Addiction, Howling Bells, D2, Cold War Kids, Aylin Aslım, Emre Aydın ve The Twelves bu yaz Rock’n Coke da olucaklar.
Rock’n Coke Alternatif Sahnesi:
Rock’n Coke alternatif sahnesi bile insanları heycanlandırmaya yetiyor.Programda Gece, Wufi, The Twelves (DJ Set), FOMA, Agentorange, Sattas, Proudpilot, Fuat, Post Dial, Fairuz Derin Bulut, Bora Uzer, DearHead, Mabbas vs Style-ist ve son olarak alternatif müzik dünyasının en yeni ve en büyük yıldızlarından Santigold yer alıcak.
Nasıl Bilet Alırım:
Elinizi çabuk tutsanız iyi olur çünkü özellikle kamp bölgesi biletleri hızla tükeniyor.Biletlerinizi ise biletix'den alabilirsiniz.
Zaman zaman beni de dürtüklesede internetten para kazanma fikri bir türlü konsantre olupta başlayamıyorum ,ben daha çok blog yazmayı seviyorum ve bunun dışındaki şeylere genellikle tahammül edemiyorum.Ancak yaptığım araştırmalarda sizlere yardımcı olabilecek bazı internet siteleri buldum.Bu siteleri sizlerle paylaşıcam sizde ordan oraya gitmektense gitmeniz gereken bütün siteleri bu sayfada bulup tek tek tıklayarak istediğiniz sonuca ulaşabiliceksiniz.Rahatlatayım dedim sizi biraz içlerinden beğendiğiniz ve denemeye karar verdiğiniz bir yöntem olursa bizimle paylaşın :) bizde azcık kazanalım ama demi :)
Benimde yapmayı en çok sevdiğim şeylerin başında gelir Pc başında yemek yemek aslında sevdiğimden de değilde birazda mecburiyetten genellikle Pc başında yemek yiyorum.Eminim aranızda benim gibi bir çok insan vardır.Ancak bu yaptığımız son derece yanlış bir davranışmış. İngiliz bilim adamları tarafından araştırılan ve "WHİCH" dergisinde yayınlanan habere göre klavyelerin barındırdığı bakteri zaman zaman tuvaletlerimizdeki bakterilerle hemen hemen aynı derecedeymiş ve hatta 15 katı kadar üstünede çıkabiliyorlarmış.
Bunun dısında klavyelerdeki aşırı bakteri üremesinin başlıca sebebi olarak Pc başında yemek yenmesi gösteriliyor.Klavyenin üzerine düşen kırıntılar aşırı derecede bakteri barındırıyorlarmış ve bakteri üremesinide son derece hızlandırıyormuş.Bu duruma bağlı olarak ishal, kusma ve benzeri hastalıklar baş gösterebiliyor.Bundan sonra bu konuda biraz daha dikkat etmekte fayda var.
Vestel gelişim ve yenilik için yaptığı yatırımların karşılığını en azından Türkiyede teknolojinin lideri konumuna yükselerek almasını biliyor.Son çıkardığı bu markayla şimdilik türk firmaları içinde rakipsiz.All In One PC kasaya ihdiyac duymadan çalışabilirliğin bütün fonksiyonlarını monitöründe bulunduruyor.Görünüşü ve sadeliği oldukca güzel.Tasarımı yapılırken kullanım kolaylığı her zaman ön plana çıkartılmaya özen gösterilmiş.Kalavyesi ve faresi tabikide kablosuz çalışan pc de çalışma sesi neredeyse duyulmuyor.Tv kartı ile kablolu tv kanalları rahatlıkla izlenebiliyor.
4 USB girişi çoklu bağlantı seçeneği sağlarken çift dahili hoparlör sayesinde ayrı bir hoparlör sistemi bağlantısına ihtiyaç duyulmuyor.Ayrıca Intel High Definition Audio teknolojisiyle yüksek kalitede ses çıkışı sağlanıyor.1440 X 900 çözünürlüğü sayesinde aynı anda birden fazla pencere kullanımıyla daha rahat çalışabilme imkanı sunan üründe Microsoft XP Starter Edition İşletim Sistemi ve Intel'in özel merkezi işlem ünitesi ATOM CPU bulunuyor.
Gülben Ergen benimde severek takip ettiğim programlardan biri olan Saba Tümere konuk oldu Albümü hakkındaki hislerini anlatan Gülben Ergen "Giden Günlerim Oldu" şarkısına çektiği video klibide ilk defa Saba Tümerle beraber izledi.Klibi hakkında içten yorumlar yapan ve gelecek hakkında ki duygularını açıklayan Gülben Ergen'in sevenleri mutlaka bu videoyu izlesinler.
Daha önce duymadığım bir tabirdi "Sosyal Marketler" türkiyede bir benzeri yok sanırım varsada ben daha bilmiyorum.Haber okurken rastladım "Sosyal Market" kavramına aslında haberin içeriğide benim basa basa üzerinde durduğum "Sosyal Market" anlayışı değildi ancak Türkiyede yaşayan bir vatandaş olarak hemen dikkatimi çekti.Avrupanın diğer ülkelerinde varmıdır bilmiyorum ancak Avusturya da 20 adet bulunmakta bu marketlerden.
Ne işe yarar sosyal market? Avusturya da ayda "893" euro'nun altında geliri olan aileler Sosyal Marketlere kayıtlarını yaptırarak bu Marketlerden yararlanıyorlarmış.Sosyal Marketlerde herşey çok ucuz fiyata satılıyor ancak her elini kolunu sallayan içeri girip bir şeylerde alamıyor.Dediğim gibi kayıtlı olmak ve standartın altında para kazandığınızı göstermeniz gerekiyor.Satılan ürünler diğer marketlerde de bulunan kaliteli ürünler ancak daha cok yanlıs ambalajlanmış gibi özellikleri bulunuyor.
Şimdi bu marketlerde Linux işletim sistemine sahip bilgisayarlar satılmaya başlandı Hemde çok düşük bir rakam karşılığında sadece 50 Euro oldukcada talep görmesi bekleniliyor.Bana kalırsa bu sosyal marketlerden Türkiyede de bulunması gerekiyor.Ancak şöylede bir şey varAvusturya da sadece 200 bin kişi açlık sınırının yani 893 Euro nun altında kazanıyor.Bu sistemi bizim ülkemize getirseler hem ilk günden izdiham olur kapı pencere kalmaz hemde ülkemizde yaşayan milyonlarca insan açlık sınırının altında yaşadığından diğer Süper Marketler rağbet görmez ne Carrefour kalır ne Migros ne başka bişi.
Ya şimdi merak ettim acaba Avrupalı devretlerde veresiye diye bir sistem varmı?Buda sanırım bizim sosyal anlayışımız şimdi düşünüyorumda biz onlardan daha gelişmişiz bu konuda Veresiye sistemine sahibiz en azından ...
Öncelikle yazıma vay anasını diyerek başlıyorum dün akşamki Chelsea-Barcelona karşılaşması gerçekten nefesleri kesti.Esien'in akıl almaz golü ve hemen hemen %70 oranla maç boyunca topu ayağında tutan Barcelona.Bir ara şöyle düşündüm ;ah be dedim şu maçı videoya alsaydımda ileride çocuklarıma torunlarıma gösterseydim zamanında böyle oynayan bir takım vardı diye.Düşünsenize şampiyonlar ligi yarı final maçı deplasmandasınız zamanın en büyük takımlarından Chelsea ile karşılaşıyorsunuz ve rakibiniz halı saha takımı gibi kalıyor karsınızda top yapamıyor oyuna hiç bir şey koyamamakla beraber kendi yarı sahasına hapsolmus bireysel yetenekli yıldızlarından bir şeyler bekliyor.
Bu Barcelona için bu zamanın takımı değil diyorlarya gerçektende öyle La Liga da daha geçen hafta Real Madridi 6-2 yenmedilermi.
Bazı arkadaşlarımız Chelsea'nin penaltıları verilmedi diyebilir çoktahaklılar bu konuda bencede verilmedi hatta dedim Chelsea'nin hakkı yenildi diye diğer taraftan düşündüğümde İlk maçıda göz önünde bulundurursanız Chelsea sadece Barcelonayı seyretti iki maçtada bu penaltılarda futbol tanrılarının adaleti diyelim ,bir kerede aslında hak eden tarafı tur atlattılar.
Gelelim M.United'a ingiltere Premier Ligi zaten ambargo koymus durumda Şampiyonlar Ligine bu takım geçen senede Şampiyonlar Ligi Şampiyonuydu bu sezon yine Finaldeler diğer sezon rakipleride bir ingilizdi bu sene Barcelona.İngilizler Barcelona yı eleye bilcek gücteler çok önemli yıldızları var.Hele geçen haftaların birinde Totenham ile karşılaşıyorlar 2-0 yenik durumdan 5-2 aldılar maçı tabiri caizse köpek gibi oynuyorlar onlarda.
Bence olması gereken bir final lig buraya gelene kadar Barcelonalıydım ancak finalde takım tutmadan futbol seyredicem sadece hangi taraf kazanırsa kazansın ancak merak ettiğim bir şey varki Barcelona yine topu bu denli ayağında tutabilecekmi?
Arsenali yarı finalde çok rahat geçen M.United finalde Barcelona ile karşılaşıcak hadi bakalım ne olucak.
07-14 Mayıs 2009 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleşecek.
Festival, bu sene Almanya’dan İsveç’e, Hong Kong’dan Hindistan’a 26 ülkeden 81 yönetmenin toplam 90 filmini sinemaseverlerle buluşturacak. 12. yaşını kutlayacak olan festivalin teması “80’ler” olacak. Film gösterimlerinden söyleşilere, 12 Eylül temalı mektup sergisinden partilere 80’ler ruhu festivalde yeniden dirilecek. Gösterilecek filmler arasında Percy Adlon’ın Bağdat Cafe’si ile Luis Puenzo’nun Resmi Tarih’i de var.
Sanatçılar Alexey Moskvin, Lütfi Özden, Lynn MacRitchie ve Denizhan Özer’in geçmişten günümüze kent kavramını irdeledikleri sergi “Altın Şehir” 29 Nisan 2009, Çarşamba günü Akbank Sanat’ta açılıyor. Küratörlüğünü sanatçılardan Lynn MacRitchie ile Denizhan Özer’in yaptığı “Altın Şehir” 6 Haziran 2009 tarihine kadar gezilebilecek
“Altın Şehir” sanatçıların içinde yaşadıkları ve çalıştıkları farklı kentleri incelemek için video, enstalasyon, fotoğraf ve resmi kullanarak, güncel kent deneyiminin farklı yönlerini ortaya koyan bir sergi
Sergi Künyesi
Sergi Adı: Altın Şehir Sanatçılar: Alexey Moskvin, Lütfi Özden, Lynn MacRitchie, Denizhan Özer Sergi Açılışı: 28 Nisan Salı, saat: 18.30 Sergi Tarihi: 29 Nisan- 06 Haziran 2009 Küratör: Lynn MacRitchie, Denizhan Özer
BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş., Türk fotoğraf sanatına katkıda bulunmak amacıyla, “Ülkemiz ve BMC” konulu Ulusal Fotoğraf Yarışması'nın bu yıl onikincisini düzenliyor. Yarışma, tüm fotoğrafseverleri, BMC ile ülkemiz insanını, coğrafyasını ve değerlerini aynı fotoğraf karesinde bir araya getirmeye çağırıyor. Geçtiğimiz yıllarda ilginin büyük olduğu yarışmada, bu yıl da Türkiye'nin dört bir yanından fotoğraf sanatçıların hünerlerini sergilemesi bekleniyor...
Siyah/beyaz veya renkli baskı dalında yapılacak olan yarışmaya katılacak eserlerde, BMC araç veya araçlarının görüntülerinin yer alması kurallar dahilinde bulunuyor.
Seçici Kurul Üyeleri:Nevzat Çakır Fotoğrafçı,Cengiz Karlıova Fotoğrafçı,Ufuk Sandık Sabah Gazetesi Otomotiv Editörü,Nihat Sırdar Alem Fm Program Yapımcısı,Murat Gür Photo World Dergisi Genel Yayın Yön.Vahit Mahmatlı Taşıyanlar Dergisi Genel Yayın Yön.Şadi Gücüm Çukurova Holding Yön. Kur. Başk. Vek..Murat Dirlik BMC Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Yarışmaya son katılım tarihi ise 31 Ağustos 2009 olarak belirlenmiş.
İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmenliğinin desteğiyle düzenlenen 12. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 5-20 Mayıs tarihleri arasında seyirciyle buluşacak.
Sabancı Müzesi’ndeki tanıtım toplantısında konuşan festivalin genel sanat yönetmeni Cengiz Özek, festivalin başta Türkiye’den ustalar olmak üzere Japonya’dan Arjantin’e, Norveç’ten İran’a geniş bir yelpazeden 150 grubun kukla ve gölge tiyatrosu yorumlarını izleyiciyle buluşturacağını söyledi
Festivalin Gösterim Alacağı Yerler
Özek, festival kapsamında Fransız Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Taksim Meydanı, Profilo Kültür Merkezi, Sultanahmet Meydanı, Caddebostan Kültür Merkezi ve Ümraniye Meydan Alışveriş Merkezi’nde gösteriler yapılacağını kaydetti.
Dünyaca Ünlü Fransız Philippe Genty Topluluğu’nu Türk izleyicisiyle ilk kez Buluşucak.
Fransa, Rusya Federasyonu, Macaristan, İspanya, Japonya, Çek Cumhuriyeti, Almanya, Yunanistan, İran, İtalya ve Türkiye’den grupların katılacağı festival, dünyaca ünlü Fransız Philippe Genty Topluluğu’nu Türk izleyicisiyle ilk kez buluşturacak.
"Zigmund Follies" adlı oyunuyla sahne alacak olan ve objelerin fantastik dili üzerine çalışmalarını sürdüren grup; dans, ışık, obje, hareket ve tiyatroyu bir arada kullanıyor.
İstanbul Modern’de 5-6 Mayıs’ta düzenlenecek Akdeniz Kuklası Sempozyumu’nda "Akdeniz’de Kukla Geleneği", "Karagöz ve Akdeniz Kuklasına Etkisi", "Akdeniz’de Kukla Etkileşimi" ve "Akdeniz Kuklası ve Toplum-Dün ve Bugün" gibi konular tartışılacak.
Zaman zaman yapılan yatırımlarla Google ye rakip olmak için bir çok arama motoru çıkıyo piyasaya.Her seferinde de Google yi tahtından edicek arama motoru gelir diyebahsediyo bizim medyamız bu olaylardan bende bir kaç tanesine şahit oldum ve yazdım daha önce.Şimdi de Harvard üniversitesi uzmanları tarafından bir arama motoru geliştiriliyor ancak google den çok daha farklı özellikleri var bu yeni projenin.Uzmanlar kendilerine o kadar çok güveniyorlarki Google yanımızda çok ilkel kalcak diyorlar.
Bunca açıklamadna sonrabirazda WolframAlpha hakkında bilgi edinelim.Bu arama motorunda Googleden farklı olarak uzmanlar şunları belirtiyorlar.
Everest Dağı’nın yüksekliği nedir sorusu yazılacak ve cevap çıkacak Program sese duyarlı olduğu için seslede soru sorabileceksiniz. Everest’in boyunu Golden Gate Köprüsü ile karşılaştır. Hangisi daha yüksek JFK öldürüldüğünde, Londra’da hava nasıldı?
Gibi sorulara sistem anında cevap verebilecekmiş.Ücretsiz kullanılacak olan Wolfram, Harvard’lı fizikçi Steven Wolfram tarafından geliştirildi.Ben merak ettim sitesini hemen ziyaret ettim ancak kullanıma mayıs ayından sonra başlanılacakmış.Siteye buradan gidebilirsiniz.
Ben Azohba; bu blogda yazar arkadaşlarım ve ben sizlere her gün hayatın içinden bir çok konu aktarıyoruz ve bu işi yaparkende hiç sıkılmıyoruz.Blogumuzun belirli bir içeriği yoktur yazılması gereken her şeyi yazıyoruz.
Bir zor gecelerde ıslak hecelerde Bir şarkı olsam derdimi anlatan aşk hasretiyle yasak bedeninde Bir ışık olsam içini aydınlatan
Yok diyor ne bir söz yarım kalan Yolu yok diyor inanması zor ama Yok diyor seninle olmaz inan sonu yok diyor gel otur derdine yan
Daha bugün senden konuştuk Daha bugün seni sordular İyi dedim keyfi yerinde Yeni bir aşk bulmuş diyemedim Seni soran gözler peşimde Beni saran korkuyu silemedim Onun için utandım belki Biz ayrıldık diyemedim
Ares ve LimeWire gibi kullanılan download programlarının güvenirliği sürekli tartışılsa da belki de güvenirliği en az tartışılan sistem torrent sistemidir. Bitturk.Net da bir torrent dosya paylaşım sitesi. Öncelikle torrent nedir?
Torrent bir dosyanın boyutuna göre binlerce parçaya bile bölünebildiği ve bu parçaların torrent indirme programı kullanılarak ortak şekilde paylaşıldığı bir sistem. Hem güvenilir hem de hızlı çalışan bu sistem yüklü miktardaki dosyaların transferi açısından gerçekten çok yararlı. Bugün yarım kalan indirmenize yarın devam edebilmeniz çok önemli bir artısı.
Bitturk.Net ülkemizde yeni yeni tanınan torrent sisteminin bir kaynak sitesi. Öyle ki içerisinde binlerce paylaşılmış dosya bulunduruyor. Oyun, film, program, müzik gibi… siz de bu siteye girerek istediğinizi alıp istediğinizi verebiliyorsunuz demek isterdim ama bu maalesef her zaman mümkün değil. Sömürücüleri biraz saf dışı bırakmak amacıyla bir puanlama sistemine benzer sistem getirmişler. Bu da sizin sınırlarınızı belirleyen bir sistem. Sonuçta bu torrent sistemi paylaşım olduğundan al babam al yapmak etik olarak uygun değil.
Son bir not daha; Bitturk.Net sitesine kayıt olmak için davetiye gerekiyor. Yani isteyen herkes kayıt olamıyor. Öncelikle oraya üye bir arkadaşınız olmalı…
son ekleme olarak şunu söyleyebilirim ki site fazlasıyla reklam kaynamakta. Nereye tıkladığınıza dikkat etmezseniz bedava kontör kandırmacası olan siteler farklı bir pencerede karşınıza çıkabilir.
Edit: Geçtiğimiz günlerde çok daha hızlı ve korumalı bir server kiraladılar ve site artık doğru Bitturk.Net artık en hızlı Türkçe Torrent sitesi diyebiliriz.
Bakanlığın hazırladığı yönetmelikler, her seferinde ‘hatalı’ oldukları gerekçesiyle yargıdan dönüyor. Olan, çocuklara, velilere oluyor
Mahkemeden dönen ‘Yönetici Atama Yönetmeliği’ yüzünden, İzmir’de okullara 6 yıldır müdür ataması yapılamıyor. En son altı ay önce çıkan yönetmeliği de İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün, ‘iptal edilir’ varsayımıyla uygulamadığı ortaya çıktı.
Bakan Hüseyin Çelik atamalarında herhangi bir katkılarının olmadığını öne süren ‘yönetici atamadan sorumlu’ İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı İsmail Çetin, ilginç açıklamasıyla şaşırttı: “Eğer yönetmeliğe göre müdür atasaydık şimdi hepsini iptal etmek zorunda kalacaktık. Bu işi rastgele yapmıyoruz. Ne olup, olmayacağını bilebiliyoruz.” Çetin, sözlerine şöyle devam etti:
“İptal edileceğini varsayıyorduk. Çünkü Türkiye’de yaşıyoruz, bilmez miyiz? Müdür yardımcılıklarında sınav kazanmış olanların atamasını yaptık, diğerleri için risk vardı, o yüzden de sonucu görmek istedik. Davalar geçen aralıkta açıldı, 10 gün önce iptal edildi. Birbuçuk ay önce mahkemenin iptal kararı vereceği bilgisini edinmiştik. Kararın ardından bakanlık, hiçbir atama yapılmayacak diye genelge yayınladı. İptal edileceği varsayımıyla atama yapmamıştık, yapsaydık karmaşa olacaktı. Çünkü müdürleri atayacaktık, üç ay sonra da geri alacaktık.” Çetin, halen 390 okulun vekaleten yönetildiğini, 375 müdür yardımcısı kadrosunun da boş olduğunu da söyledi, “Yönetmelik olmadığı için herhangi bir atama yapmamız mümkün değil. Bu nedenle Bakan Bey, acil ve önemli gördüğü okullara, yetkisine dayanarak atama yapıyor” diye konuştu.
Bundan yıllar yıllar önce...Dedelerinizin dedelerinin dedeleri zamanında...Belki de onların babaları zamanında...Yoksul bir çiftçinin yeğeni olan Eragon ormanda parlak, mavi bir taş bulur... O an bu taşın başına konan bir talih kuşu olduğunu ve bu sayede ailesinin ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşünür. Taş çatladığında ise ailesine eski dünyadan kalan bir miras ile karşı karşıya olduğunu anlar...